AİLE ARABULUCULUĞU GELİYOR

AİLE ARABULUCULUĞU GELİYOR

İş hukukunda 1 Ocak 2018 itibariyle zorunlu hale getirilen arabuluculuk uygulamasından sonra aile arabuluculuğu için çalışmalar başladı. Geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün gündeme taşıdığı ‘Aile Arabuluculuğu’ konusunda gazetemize konuşan Gaziantep Alternatif Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi (GATAM) Kurucusu Uzman Arabulucu Avukat Serdar Serçe, “Yakın zamanda kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet konularını ilgilendirmeyen tüm aile hukuku uyuşmazlıklarında aile arabuluculuğu düzenlemesi gelecek. Toplumsal barışa katkı sunacağını düşündüğümüzden ve aile kurumunun korunmasına katkı sağlayacağına inandığımızdan düzenlemenin faydalı olacağını düşünüyoruz” dedi.

Ticari davalarda zorunlu hale gelen ve toplum nezdinde başarısı görülen arabuluculuk uygulamasının ‘Aile Arabuluculuğu’ olarak da uygulanması bekleniyor. Geçtiğimiz günlerde arabuluculuk uygulamasının yıl dönümü etkinliğinde konuşan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün gündeme getirdiği ‘Aile Arabuluculuğu’nda aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet bölümünün dışında kalan durumlarda uygulanacak. Gaziantep Alternatif Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi (GATAM) Kurucusu Uzman Arabulucu Av. Serdar Serçe, “Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün geçtiğimiz günlerde Ankara’da zorunlu arabuluculuk uygulamasının başlamasının birinci yılı dolayısıyla düzenlenen sempozyumda Adalet Bakanlığı’mızın aile arabuluculuğu ile ilgili düzenlemeleri ele alındığı bilgisini vermesi hasebi ile yakın zamanda kamu düzenini ve aile içi şiddet konularını ilgilendirmeyen tüm aile hukuku uyuşmazlıklarında aile arabuluculuğu düzenlemesinin geleceğini beyan etmiştir. Bu hususu toplumsal barışa katkı sunacağını düşündüğümüzden ve aile kurumunun korunmasına katkı sağlayacağına inandığımızdan düzenlemenin faydalı olacağını düşünüyoruz” dedi.

ŞİDDET KONULARI AYRI TUTULACAK

Boşanmaların birçoğunun taraflar arasındaki iletişim eksikliğinden kaynaklandığını aktaran Serçe, “Kültürümüz ve değerlerimiz ailenin devamını sağlamaktan yana, boşanma en son çaredir. Boşanma sürecinde taraflar eğer sorunlarına gerçekten çözüm bulamıyorlarsa elbette evlenmek gibi boşanmaya da hakları mevcut. Günümüzde boşanma aşamasındaki tarafların en büyük eksikliği iletişim ve empati kurulmamasıdır. Arabuluculuk müessesesi bu anlamda toplumun psikolojik ve sosyolojik olarak yükünü çekecek, toplumu rahatlatacak bir kurum görevinde olacak. Toplumun temel taşı olan ailenin korunması, sorunların çözümü, boşanma oranlarının azalması amacıyla yapılan çalışmaları çok değerli buluyoruz” ifadelerine yer verdi.

ARABULUCUK KURUMU YAYGINLAŞIYOR

Ticari davalarda arabuluculuk uygulamasına ilişkin bilgiler aktaran Serçe, sözlerini şöyle sürdürdü; “Arabuluculuk Kurumu için en uygun uyuşmazlıklar olan ticari uyuşmazlıklarda arabulucuya başvuru şartı düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibari ile ilk derece mahkemeleri ile Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinde görülen davalar hakkında uygulanmayacaktır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten 6 hafta içinde sonuçlandıracak. Bu süre, zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilecek.  Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilecek. Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenecek, ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları halinde bu arabulucu görevlendirilecek. Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması, tarafların anlaşması veya anlaşamaması hallerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirecek ve son tutanağı düzenleyerek durumu arabuluculuk bürosuna bildirecek. Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebi ile arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda, toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilecek ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacak; ancak her iki tarafında ilk toplantıya katılmaması sebebi ile sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda, tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılacak”.  

 ARABULUCULUKTA TARAFLARIN VEKİL İLE TEMSİLİ ÖNEMLİ

Serçe, arabuluculuk sürecinde tarafların temsiliyetine değinerek, “asaleten katılmaları yanında hak ve menfaatlerinin savunulması, dile getirilmesi, anlaşma ya da anlaşmamanın sonuçlarının daha iyi anlaşılması için tarafların arabuluculuk görüşmelerine avukatları ile birlikte katılması son derece önemlidir. Bir hukukçudan hukuki yardım almalarını arabuluculuk sürecinde önemsiyoruz. Arabuluculuk sürecine başvuran veya taraf olanlara maddi durumu yetersiz ise baroların adli yardım bürolarına başvurularak arabuluculuk sürecinde avukatla temsilleri sağlanabiliyor. Vatandaşlarımız bulundukları illerini Barolarının Adli Yardım Bürosuna başvurarak yasal şartları taşıyor iseler arabuluculuk sürecinde kendilerini ödeneği devlet tarafından karşılanarak bir avukat meslektaşımızla temsil ettirebilirler” dedi. 

TOPLUMSAL BARIŞA KATKI SAĞLIYOR

Arabuluculuk kurumunun önemine dikkat çeken Serçe, “Türkiye ‘de 2013 yılında yürürlüğe girerek ilk defa uygulanmaya başlayan arabuluculuk müessesesi, 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesinde belirlenen uyuşmazlıklara ilişkin dava şartı olarak kabul edildi. Dava şartı arabuluculuk uygulamasının yürürlüğe girdiği ilk zamanlarda, büyük bir çoğunluk tarafından dava açmadan önce tüketilmesi gereken bir yol olarak görülen arabuluculuk, ilerleyen süreçte benimsenen bir kurum haline geldi. Nitekim 2018’in ilk 11 ayında İş Mahkemelerinde açılan dava sayısının, bir önceki yıla göre üçte iki oranında azaldığı görüldü. Böylece özellikle anlaşmayla sonuçlanan uyuşmazlıklar bakımından; toplumsal barışa ve yargı ekonomisine katkı sağlayan, mahkemelerin iş yükünü azaltan, taraflar arasındaki husumeti bir daha ortaya çıkmamak üzere sonlandıran, ilam niteliğindeki anlaşma belgesiyle güvence veren arabuluculuk kurumu beklenilenin çok üzerinde başarı sağlamıştır. Sözü edilen başarının verdiği özgüvenle, TBMM’de 6 Aralık 2018 tarihinde kabul edilen ve 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere, ticari uyuşmazlıklar için de  “dava şartı arabuluculuk” getirilmiş ve ticari uyuşmazlıklarda da zorunlu arabuluculuk süreci 1 Ocak 2019 tarihinde başladı” dedi. (NEVRE SARAÇ)

12.02.2019 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin