BÜYÜK EKONOMİ KONGRESİ

BÜYÜK EKONOMİ KONGRESİ

Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ve TMMOB Mimarlar Odası Gaziantep Şubesi iş birliği, GTO Destek MYM ve GETHAM katkılarıyla düzenlenen "Kent, İnşaat ve Ekonomi Kongresi" açılış konuşmalarının ardından başladı. 3 gün sürecek olan kongrede ekonominin kent ve inşaat sektörü ile ilişkileri bilimsel çerçevede ve kapsamlı bir şekilde tartışılacak. Kongrenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Gaziantep Valisi Davut Gül, “Suriye’de taşlar yerine oturduğunda Suriye’nin inşasında Gaziantepli sanayicileri, müteahhitleri önemli rol alacak” dedi.

Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ve TMMOB Mimarlar Odası Gaziantep Şubesi iş birliği ile düzenlenen "Kent, İnşaat ve Ekonomi Kongresi" açılış konuşmaları ile başladı. Gaziantep'te bu alanda düzenlenecek ilk organizasyon olan kongrenin açılışında konuşan Gaziantep Valisi Davut Gül,  “Gaziantep her konuda olduğu gibi bu konuda da ilk 5-10 girebilecek şehirler içerisinde. Bunu yapabilecek potansiyelimiz var. Bu kongreyi başlangıç olarak düşünüyoruz. Özellikle turizmi yılın tamamına yayılması konusunda Gaziantep’in kongre turizmi anlamında bir adım ileri gitmesi gerekiyor. Gaziantep’te yapılamayacak hiçbir şey yok. Gaziantep’in yapamayacağı organizasyonu Türkiye’nin başka yerinde de yapılamaz” dedi.

MÜTEAHHİTLERİN KENDİNİ YENİLEMESİ LAZIM

Vali Gül, Suriye’nin yeniden inşasına ilişkin, “Komşumuz Suriye’de bir sorun yaşıyoruz ama hiçbir savaş sonsuza dek sürümez. Savaşa rağmen Gaziantep olarak Suriye’ye 430 milyon dolar ihracat yaptık. Savaştan önce 1,5-2 milyar doları yakaladığımız ihracatımız vardı. İnşallah Suriye’de taşlar yerine oturduğunda Suriye’nin inşasında Gaziantepli sanayicileri, müteahhitleri önemli rol alacak.  Gaziantep’te üretilen ürünler daha çok kullanışlı. Buradaki Suriyeli misafirlerimiz Gaziantep’te ve Türkiye’de üretilen ürünlerin kalitesini gördüler. Bunun orta vadede çözüleceğini düşünüyoruz. İnşaat sektörü bütün ekonomiyi etkiliyor. Türkiye konut sorunu olan bir ülke. Gaziantep konut sorunu olan bir şehir. İnsanlarımızın ekonomik seviyeleri yükseldikçe beklentileri yükseliyor. Şehirleşmenin, arsa üretiminin buna göre olması lazım. Müteahhitlerin kendini buna göre yenilemesi lazım. Mimarlarımızın, mühendislerimizin şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da bunun kısaltması gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

REKABETİ İYİ YÖNETMEK ZORUNDAYIZ

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, küreselleşmeyle birlikte sınırların kalktığını belirterek, “Küreselleşme yaşıyoruz. Sınırların kalktığı bir dönemdeyiz. Sürdürülebilir kalkınma denen dünyanın konuştuğu bu modeli kendi ülkemizde ve kendi şehrimizde oluşturmamız gerekiyor. Her sabah kalktığımızda büyük bir rekabetle karşı karşıyayız. Bu rekabeti iyi yönetmek zorundayız. Şehir kalkınmasında riskleri, fırsatları ve analizleri çok iyi belirlememiz gerekiyor. Çok ciddi avantajlarımız var. Lojistik olarak baktığımız zaman birçok dezavantajın avantaja dönüştürüldüğünü görüyoruz. İmkânlarımızı fırsata dönüştürüp şehirler yarışışında Gaziantep’i hak ettiği noktaya getirmemiz gerekiyor. Sanayimiz olmazsa olmazımız. Yüksek katma değerli üretime bir an önce geçmemiz gerekiyor. Sayın Valimizin önderliğinde Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığımızla bir toplantı yaptık. Bizi ileri teknolojiye geçirecek katma değer üretecek bir pozisyon için bizlerin üzerine ne görevler düştüğünü konuştuk. Şu anda ilgili bakanlıklarla görüşüp konunun bire bir takipçisi olacağız” dedi.

 

GÜCÜMÜZÜ BİRLEŞTİRECEĞİZ

Sanayinin yanında ikinci en büyük gücün hizmet sektörü olduğuna değinen Şahin, “ Çok genç bir yapımız var. En büyük gücümüz beşeri yapımız. İnsana yatırım yapmamız gerekiyor.  Gaziantep modeli sevgi modelidir. Dünyanın ihtiyaç duyduğu model de budur. Her kesimin enerjisini birleştirip önemli bir yol almamız gerekiyor. Tarihi yapımızla müzeler şehri olma imkânımız var. Artık dünya bu kültürel mirası döndürme çabası içinde. Lezzetin başkentiyiz. Yine Sayın Valimizin başkanlığında, Ticaret Odamızın içinde bulunduğu bir modeli çalışma sistematiğini uygulamaya geçirmemiz gerekiyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak yeniden yapılanıyoruz. Katılımcı vatandaş odaklı bir yapıya gidiyoruz. Bu şehrin yerel gücünü arttırmak istiyoruz. Kendi içimizde küçülüp verimliliği arttırmak için çalışıyoruz. Bir taraftan küçülürken bir taraftan da ARGE, inovasyon ve ekonomiyle ilgili kısma da önemli bir başkanlık kuruyoruz. Sadece sanayiciden, inşaatçıdan beklemekle bu iş olmaz. Herkesin kendi görev alanı içinde en iyisini yapması gerekiyor.  Ben inanıyorum ki Cumhuriyetin 100. Yılına en yakın olan şehir Gaziantep. Bu gücü fark etmemiz gerekiyor. Şu anda sanayinin, turizmin, lezzetin başkentiyiz. Yine kongre turizminde de en hızlı yükseliş gösteren şehir Gaziantep’tir. Gücümüzü birleştirip bu şehir için ne gerekiyorsa hep birlikte yapacağız” ifadelerine yer verdi.

GAZİANTEP GİRİŞİMCİLİĞİ İLE FARK YARATAN ŞEHİR

Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım,  Gaziantep’in kültür, lezzet şehri olmanın yanı sıra ticaret kenti, üretim üssü ve ihracat merkezi olduğuna vurgu yaparak, “Salı günü tamamlanan Domotex Halı Fuarı’na bu yıl ziyaretçi sayısı yüzde 20 oranında artarak, 14 bin 300 katılım göstermiştir. Fuarda emeği geçen tüm firmalarımızı kutluyorum.  Üretim ve Ticaret Merkezi olan Gaziantep,  Türkiye’nin gayri safi milli hasılasında 9.sırada, ihracatta ise 6.sırada olan bir şehirdir. 2 milyonu aşkın nüfusu, ev sahipliği yaptığı 500 binin üzerindeki mülteci ile ülkenin nüfus yoğunluğu en yüksek kentlerinden bir tanesidir. Kimi zaman bir avantaj kimi zaman ise büyük bir dezavantaj olabilen stratejik bir konumdayız. 5 saatlik uçuş mesafesinde 2 milyar insana ulaşabilecek bir konumda olan Gaziantep, aynı zamanda karışık durumda olan Ortadoğu’nun da komşusudur. Gaziantepli girişimciliği ile olduğu kadar dezavantajları avantajlara çevirme becerisi ile de fark yaratan bir şehirdir” dedi.

YOL HARİTASI BELİRLENECEK

Türkiye sınırında bulunan ülkelerin en büyük tedarikçisinin Gaziantep olduğunu kaydeden Yıldırım, “Bu ülkeleri yeniden inşa eden de bizler olacağız. Umut ediyoruz ki yakın gelecekte Suriye’de barış sağlanır, barış sağlandığında, güvenlik tesis edildiğinde de insanların başını sokacakları çatıya, hastaneye, yola ihtiyaçları olacaktır. Biz şuanda o insanların temel ihtiyaçlarının tedarikçisi isek gelecekte ihtiyaç duyacakları okulu, hastaneyi ve yolu bizler, Gaziantepli girişimciler yapacak. Yeniden yapılanmada Gaziantep ve durumdan en fazla etkilenen Hatay, Şanlıurfa gibi sınır kentlerde rol almalıdır. Sınır kentlerinde bulunan iş adamlarının önceliği de bu konu olmalıdır.  Bu kentlerimiz, 8 yıldan bu yana komşu ülkede yaşanan savaşın maddi ve manevi sıkıntılarını çekti. Bu konuda ayrıcalığa hakkımız olduğunu düşünüyorum. Kent, İnşaat ve Ekonomi Kongresinin bize bu konuda çok şey katacağından hiç şüphem yok. Buradaki değerli bilim insanları ile birlikte Ortadoğu’nun yeniden inşasını da Gaziantepli girişimcilerin üstleneceği rol için bir yol haritası belirlenmesini umut ediyoruz.   Türkiye, inşaat sektörünün kaldıraç olduğu bir ekonomik yapıya sahiptir. İnşaat sektöründeki verilere bakarak, ekonominin gidişatına dair yorumda bulunabiliriz. İnşaat demek kent demek, yaşam demek, hayat standardının göstergesi demektir. Ekonomi ise bunların hiçbirinden bağımsız düşünemeyeceğimiz bir kavramdır. Bir bütün olarak düşüneceğimiz ve tartışacağımız kongre büyük bir önem taşıyor. Ekonomik gelişmelerin inşaat ve kent ekseninde değerlendirileceği en uygun nokta Gaziantep olacaktır. Çünkü burası kentleşmenin, hızlı nüfusun yoğun, ekonominin güçlü olduğu, gelecek hedefleri olan bir şehirdir. Bazı şehirler bulunduğu kıtaya sığamayacak kadar büyüktür. Gaziantep’te kendi bulunduğu kıtaya sığamayacak kadar büyük bir şehirdir. 195 ülkeden 180’ine ihracat yapan, kıtaları aşmış bir şehirde bulunuyoruz” şeklinde konuştu.

İNŞAAT SEKTÖRÜ İÇİN YENİ DÖNEM BAŞLADI

Kongrenin açılışında konuşan Mimarlar Odası Gaziantep Şube Başkanı Özgür Girişken, “Geçtiğimiz 10 yılda Amerika’da başlayan emlak krizinin Avrupa’ya ve uluslararası finans merkezlerine sıçrayışına şahitlik ettik. Bu krizden çıkış için Amerikan FED başta olmak üzere tüm merkez bankaları eksi seviyelere indirirken, trilyonlarca dolar para piyasaya sürüldü. Görülmemiş miktarda sermaye birikimi, faizlerin daha yüksek olduğu gelişmekte olan ülkelere yönelmeye başladı. Ucuz ve bol finansman kaynağı tüm ülkelerde fiyatların artmasına neden oldu. Türkiye’de bu dönemde inşaat sektöründe yaşanan büyümeye ve emlak fiyatlarında yaşanan artışlara şahit olduk. Düşük faiz ve bol finansman döneminde inşaat sektörü cazip hale geldi ki, asırlık işletmeler, sanayi kuruluşları, iş alanlarını terk ederek emlak yatırımlarına yöneldiler. Tüm kesimler inşaat sektöründen faydalanmak istiyorlardı. İnşaat sektörü öncülüğünde büyüyen Türkiye ekonomisi, rakamsal değerlendirmelerde iyi sinyaller veriyordu. 2013 yılında Amerikan Merkez Bankasının miktarsal genişlemeyi durdurmaya başlaması ile birlikte sermaye piyasalarında deprem etkisi yarattı. Düşük faizden büyüyen inşaat sektörü için yeni dönem başladı. Türkiye’de yaşanan durumu doğru analiz edebilmek adına Kent, İnşaat ve Ekonomi Kongresini düzenliyoruz. İçinde bulunduğumuz durumu ne küçük bir sorun ne de içinden çıkılamayacak bir sorun olarak görüyoruz. Aşılamayacak hiçbir sorun olmadığı gibi çözüm için teşhis ve teşhisin kabul edilmesi gerekiyor. Kongrede doğru konu başlıklarının belirlenmesi ve doğru soruların sorulması önemsendi. Bu kongrenin hem Gaziantep hem de ülkemiz açısından önemli sonuçlar vereceğini umut ediyorum” ifadelerine yer verdi.

Açılış konuşmalarının ardından 100 akademisyenle 3 gün boyunca 13 oturumda 56 bildiri yayınlanacak, 8 tematik sunum ve 5 konferans gerçekleştirilecek. (NEVRE SARAÇ)

2.05.2019 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin