ÇİFTÇİ BUĞDAY İLE BARIŞMALI

ÇİFTÇİ BUĞDAY İLE BARIŞMALI

Dünyanın 18.büyük nüfusuna ve 16.büyük ekonomisine sahip Türkiye’nin son günlerde gündeminde un, ekmek ve buğday konusu var. Güneydoğu Un Sanayicileri Derneği Başkanı Erhan Özmen, Yönetim Kurulu Üyeleri Mesut Çakmak, Mustafa Özmermer, Bilal Özbay ve Engin Müderris Fedaioğlu ile birlikte buğday-un-ekmek üçgenindeki gelişmeleri değerlendirdi. Özmen, Türkiye’de 20 Milyon ton buğday üretimi yapıldığını, arazilerin parçalı ve küçük olmasının tarımı olumsuz etkilediğini, sertifikalı tohumun önemini, çiftçilerin buğdayla barıştırılması gerektiğini belirtti. Özmen, fiyatların ekinler ekilmeden önce açıklanmasının gerekliliğini vurgulayarak “Türk çiftçisi 1 ay sonra sahaya inecek. Ancak Türkiye’nin tekrar buğday rekoltesi elde edebilmesi ve hasata girmesi için 10 ay var. 10 ay sonra hayırlısı dememeliyiz. Buna bugün karar vermeliyiz. Siyasi otoriteden talebimiz ve ricamızdır; Türkiye ilk defa ürün hasılatına başladığı zaman değil ekim olmadan önce müdahale alım fiyatını açıklasın. Türkiye çiftçisini yeniden buğday ile barıştırmalıyız” dedi.

Güneydoğu Un Sanayicileri Derneği Başkanı Erhan Özmen, Yönetim Kurulu Üyeleri Mesut Çakmak, Mustafa Özmermer, Bilal Özbay ve Engin Müderris Fedaioğlu ile birlikte uzun süredir gündemde olan buğday-un-ekmek konusunu gazetecilere değerlendirdi. Özmen, fırıncıların un bulamamaktan, un üreticilerinin kaliteli buğday sıkıntısından yakındığını belirtti. Tarım alanındaki eksiklikler hakkında bilgiler veren Özmen, “Gelişmekte olan ülkelerde bir takım sistemlerin eksikliğini görmekteyiz. Bu sistemlerin oturmamasından dolayı birçok konuda hepimizin her gün yaşadığı gibi bir takım aksaklıklar gerçekleşiyor. Ekonomisi gelişmiş ülkeler örnek alınarak, onlar bu işi nasıl çözmüşlerse, ekonomisi gelişmekte olan Türkiye’nin de bunları çözmesi gerektiğini, mevcut sistemleri ve yasaları revize etmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

MISIR, BUĞDAY REKOLTESİNİN 3 KATINA ÇIKTI

Dünyada 716 Milyon ton buğday üretildiğini, üretime karşın 734 milyon ton buğday tüketildiğini belirten Özmen, “250 milyon ton buğday stokunun 115 milyon tonunu Çin tutar ve asla ticarete konu etmez. 135 milyon ton buğdayı ise dünyadaki 195 ülkenin stoklarıdır. Geçen yıla göre buğdayda 40 milyon ton rekolte düşüklüğü vardır. Türkiye yılda 20 milyon ton buğday üretilir. Tarımda kullandığımız 250 milyon dekar alanın yaklaşık yüzde 35’ini her yıl çiftçi nadasa bırakır. 165 milyon dekar tarım alanının 80 milyon dekar alanına buğday ekilir, geri kalan alana da diğer hububat ürünleri ekilir. Ancak mısır buğday rekoltesinin üç katına çıktı. Türkiye’de buğday ortalaması 1 dekara yaklaşık 400 kilogram alırken mısır bin 500 kilogram verim veriyor. Dolayısıyla buğday aleyhine bir durum doğabilir. 13 milyon ton buğdayı ekmek, simit, mantı yufka ve unlu mamullerde tüketiyoruz. 3 milyon ton makarnalık ve durum buğdayı üretiyoruz, 2 milyon ton yem sanayisine, 1 milyon 300 bin tonu tohumluk buğdaydır, yaklaşık 500 bin ton buğday da fire verilir. Dünyada 11 milyon ton un ticareti var ve 3,5 milyon tonunu Türkiye yapıyor. Dünyada makarna ticaretinde İtalya’dan sonra Türkiye 1 milyon 200 bin ton makarna ihracatıyla dünya ikincisi. Bulgur sanayisini hızla gelişiyor, 250 bin ton ihracat yapılıyor, toplamda un, makarna ve bulgurda 5 milyon ton ihracatımız var. Bunun buğday karşılığı 7 milyon ton. Türkiye yurtdışından 7 milyon buğdayı ithal eder, mamul ürün haline getirir, 5 milyon ton un, makarna ve bulguru dünyanın 100 ülkesine ihraç eder” diye konuştu.

UN SANAYİSİNİN GAZİANTEP EKONOMİSİNE KATKISI: 120 MİLYON DOLAR

2009 yılında buğdayın tonunun 550 lira, 2018 yılında ise bin 450 lira yükseldiğini hatırlatan Özmen, “Son 10 yılda buğdayda yüzde 155 artış yaşanmış. 2009 yılında 50 kilogram un 46 lira iken şu anda ise 95-100 lira arasında değişiyor. Undaki artışta da yüzde 110’dur. 2009 yılında 30 gram francala 70 kuruşa alırken kilogramına 2,3 lira ödüyorduk, bugün ise 1 liraya 200 gram ekmek alırken 5 lira ödüyoruz. Türkiye’de buğday işletme kapasitesi net 40 Milyon ton. Un sanayisinde yoğun rekabetten dolayı ne tekelleşme ne de kartelleşme olur.  40 Milyon ton kapasitenin 18 milyon tonu aktif olan kısımda yer alıyor. 22 Milyon tonu ise pasif durumda. 18 Milyon tonluk üretimin 13 milyon tonu Türkiye için, 5 Milyon tonu yurt dışı için. Un sanayisi kırdığı 3 birimlik buğdayın 2’sini Türkiye için üretiyor, 1 tanesini dünyanın 100 ülkesine gönderiyor.  Un sanayisinde sıralama Konya, 3 buçuk Milyon tonluk üretimle yüzde 9 kapasite ile ilk sırada, Mardin’de 3 Milyon 250 bin tonluk üretimle yüzde 8 kapasite ile ikinci sırada, Gaziantep 2Milyon 800 bin ton kurulu kapasite var, Türkiye kapasitesinin yüzde 7’si Gaziantep’ten. Un sanayisini dünya şampiyonluğuna taşıyan iller Konya, Mardin ve Gaziantep. Türkiye ihracatının yüzde 60’ını bu 3 il karşılar. Türkiye un ihracatında Gaziantep 3.sırada Türkiye un ihracatının yüzde 12’sini yapıyor, 120 Milyon Dolar un sanayisinin Gaziantep ekonomisine döviz girdisi var” dedi.

FİYATLAR EKİMDEN ÖNCE BELİRLENMELİ

Türk çiftçisinin 1 ay sonra sahaya ineceğini açıklayan Özmen, “Ancak Türkiye’nin tekrar buğday rekoltesi elde edebilmesi ve hasata girmesi için 10 ay var. 10 ay sonra hayırlısı dememeliyiz. Buna bugün karar vermeliyiz. siyasi otoriteden talebimiz ve ricamızdır; Türkiye ilk defa ürün hasılatına başladığı zaman değil ekim olmadan önce müdahale alım fiyatını açıklasın. Çünkü Türkiye’nin dünya ile arasındaki fark açıldı. Türkiye’nin buğday stokları, bulunduğumuz coğrafya, mısırın buğdaya karşı inanılmaz yüksek verimliliği ve kur farklarından dolayı, ithal ettiğimiz ülkelerdeki yüzde 50’ye varan fiyat farklarından dolayı yarın yeni bir sorunla karşılaşmamak için Türkiye’nin 160 Milyon dekarlık tarım alanında 80 Milyonun üzerine çıkmalı. Türkiye 100 Milyon dekara buğday ekmeli. Tarım kesiminde yüzde 22 nüfus istihdamımız var. Arazide hiçbir sorunumuz yok, yalnızca tarım arazilerimiz çok küçük ve parçalı. Dolayısıyla bu sorunları ortadan kaldırmak ortak akıl yoludur. Türkiye ilk defa müdahale alım fiyatını hasat sırasında değil de ekimden önce yapmalıdır”.

ARAZİ YAPILANDIRMASI ŞART

Çiftçinin 1 yıl boyunca elde ettiği ürünle geçindiğini kaydeden Özmen, “Bu gelirle çiftçinin refahı yaşıyor olması lazım. Bu sebeple çiftçi sertifikalı tohuma yönelmeli. Türkiye’nin sertifikalı tohum ekmesi lazım. Yıl boyunca bakımını yapar ve Türkiye’de de diğer ülkeler gibi çok kaliteli buğdaylar elde edebiliriz. O zaman kaliteli buğdayda yurtdışına ihtiyacımız azalır. İhraç ettiğimiz ürünlere karşı da kendi buğdayımızı üretebiliriz. 20 Milyon ton buğday üretimi geride kalmalı, hedef yükseltmeliyiz. Yeni şeyler söylememiz lazım. 25 Milyon ton hedef koymalıyız. 1 yıl sonra elde edeceğimiz için bugün karar vermemiz gerek. Ekimden önce çiftçinin gönlü kazanılmalı, çiftçiye müdahale alım fiyatı ekimden önce açıklanmalı. Türkiye çiftçisini yeniden buğday ile barıştırmalıyız.  Dünya fiyatlarını revize edecek rakamlar açıklanmalı. Orta ve uzun vadede arazi yapılandırması yapılmalı. Arazilerin küçük ve parçalı olması Türkiye tarımının ve verimliliğinin önünü tıkıyor” şeklinde konuştu.

BUĞDAY STOKLARININ YÜKSEK OLMASI GEREK

Türkiye'de çok fazla buğday rezervi olmadığını vurgulayan Özmen, “81 milyon için 20 milyon ton buğday üretiyoruz. Bunun yanı sıra 4 milyon Suriyeli misafirler, Türkiye'yi ziyaret eden 30 milyon turist var. Elde ettiğimiz üretim ancak bu nüfusu karşılıyor. Türkiye'nin mutlaka buğday stoklarının yüksek olması lazım. Sorunlu bir bölgede yaşıyoruz. Her zaman ürün hasılatı başladığı zaman taban fiyatları yani müdahale fiyatları açıklanır. Ben diyorum ki Türkiye bugün yeni bir şey yapsın, ekim olmadan müdahale fiyatını açıklasın. Türkiye'nin dünyayla arasındaki fark açıldı. Üretimin azalmasının çeşitli nedenleri var. Bulunduğu coğrafya, mısırın buğdaya karşı yüksek verimliği ve kur farklarından dolayı ithal ettiğimiz ülkelerdeki yüzde 50'ye varan fiyat farkları. Sorunları geleceğe taşımamak için 160 milyon dekarlık tarım alanının 100 milyon dekarını buğdaya ayırmalıyız. Ortak akılla beraber problemleri ortadan kaldırmalıyız” dedi. (NEVRE SARAÇ)

 

14.09.2018 (Nevre SARAÇ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin