EN BÜYÜK ÖRNEK; GAZİANTEP

EN BÜYÜK ÖRNEK; GAZİANTEP

'Göç ve Yerinden Edilmeye Yönelik Yerel Çözümler Uluslararası Forumu'na Gaziantep ev sahipliği yaptı. Foruma katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Suriye’de başlayan savaş ile birlikte Türkiye’nin sığınmacılara sırtını dönmediğini belirterek, “Güvenlik, sağlık ve eğitim başta olmak üzere; barınma, yol, su, elektrik dahil tüm yerel yönetim hizmetlerini, hiçbir ayrım yapmadan Suriyelilerin kullanımına sunuyoruz. Ayrıca bölgenin yönetimi yerel halk tarafından belirlenen mahalli meclisler tarafından idare edilmekte. Suriyeli sığınmacılara yönelik hizmetler için 8 buçuk yılda 40 milyar dolar harcandı. Terörden temizlenen bölgelere ülkemizden yaklaşık 370 bin kişi geri dönüş yapmıştır” dedi.

'Göç ve Yerinden Edilmeye Yönelik Yerel Çözümler Uluslararası Forumu, Türkiye Belediyeler Birliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) iş birliğinde Gaziantep’te düzenlendi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın da katıldığı programda Suriye’de yaşanan savaşın ardından ülkenin destekleri ve çözüm önerileri görüşüldü. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Bu sorunu başladığı ilk gününde bakan olarak sonrasında belediye başkanı olarak tüm sorunların içerisinde oldu. Yerelden çözümler dediğimiz sorun ilk başladığı günden bu yana geliştikçe karmaşık sorunlara olabildiğince basit çözümler üretmeye çalışan yerel yönetimler bu şehirde var. İlk olduğu günden itibaren açık kapı politikasıyla, komşuda bir sıkıntı varsa biz görmezden gelemeyiz, yok varsayamayız düşüncesiyle, tek bir lokmamızı bunu paylaşırız diyerek ekip halinde merkezde ve yerelde bu olaya tüm karmaşıklığına rağmen olabildiğince basit ve özgün çözümler geliştirmeye çalıştık” dedi.

5,6 MİLYON KİŞİ KOMŞU ÜLKELERE SIĞINDI

Küresel ve bölgesel düzeyde yaşanan nüfus hareketleri ve düzensiz göçün dünyanın bütününü etkilediğini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, “Özellikle siyasi çalkantılar ve çatışmaları tetiklediği zorunlu göç olgusu günümüzde çetrefilli bir sınama olarak karşımıza çıkmakta. Dünya’da göçmenlerin yaklaşık 71 milyonu zorla yerinden edilmiş insanlarda oluşuyor. Son yıllarda gözlemlenen yerinden edilmiş kişi sayısı artışındaki temel etmen 2.Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük göç dalgasını oluşturan Suriye krizidir. 8 yılı aşkın süredir Suriye’de yaşanan insani dram neticesinde 5,6 Milyon kişi komşu ülkelere sığınmış, 6,6 Milyon Suriyeli de yine ülke içerisinde yerlerinden edilmiş durumda. 911 kilometre uzunluğundaki Suriye sınır hattımızın doğal bir sonucu olarak terör ve zulümden kaçan 4 Milyona yakın Suriyeli kardeşimiz ilk günden itibaren Türkiye’ye sığınmış durumda. Kısıtlı kaynaklara ve tüm belirsizliklere rağmen elimizdeki imkanları yıllardır sığınmacılara sırtımızı dönmeden paylaşmaktayız. Biz ırk, din, coğrafya, cinsiyet ayrımı yapmayız. Uluslararası camia bugünkü zirveye ulaşan göç sorunu ile ilgili üzerine düşeni yapmamıştır. Dolayısıyla gelecek nesillere yüz akıyla başı dik bir miras bırakamamıştır. Biz Türkiye olarak aslında sadece üzerimize düşeni yapmadık, uluslararası camia adına da vazifemizi yaptık. Anadolu toprakları 5 yıldan bu yana en fazla sığınmacıyı barındıran bölgedir” ifadelerine yer verdi.

TEMEL HİZMETLERİN YANI SIRA SOSYAL UYUMU DA SAĞLADIK

Göç dalgasının başladığı günden bu yana güvenlik, sağlık, gıda, eğitim gibi temel hizmetlerin sunulduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, “Eğitim alanında bir çocuğa dahi ulaşamazsak o potansiyel bir sorundur. Sağlık bakanlığımız sığınmacıların sağlık hizmetlerinden yararlanmasına imkan sağladı. TC vatandaşımız kuruluşlarımızdan hangi hizmeti aldıysa herhangi bir sığınmacı da aynı hizmeti ücretsiz almıştır. Ülkemize sığınanlara yaptığımız ev sahipliği eğitim, sağlık gibi temel hizmetlerle sınırlı değil. Bu hizmetlerin yanında sürdürülebilirliği ve sosyal uyumu sağlayacak yerel bütünleşme hizmetleri de merkezi yönetim, yerel yönetimler ve sivil toplum tarafından sığınmacılara ulaştırıldı. Zorunlu kalmadıkça güvenliğimize kasteden olursa göz yummayız. Yanı başımızda ıstırap çeken insanlar olursa buna da göz yummayız. Türkiye belediyeler birliği yerel yönetimlerde projelerle destek verdi. Türkiye’de en büyük örneklerden biri de Gaziantep. Gaziantep taşra teşkilatı ile yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla göç ve sığınmacılara içtenlikle yaklaşarak ev sahipliği yaptı” şeklinde konuştu.

370 BİN KİŞİ GERİ DÖNÜŞ YAPTI

Terörden temizlenen bölgelere geri dönüşlerin yapıldığını belirten Oktay, “Burada güvenlik, sağlık ve eğitim başta olmak üzere; barınma, yol, su, elektrik dahil tüm yerel yönetim hizmetlerini, hiçbir ayrım yapmadan Suriyelilerin kullanımına sunuyoruz. Ayrıca bölgenin yönetimi yerel halk tarafından belirlenen mahalli meclisler tarafından idare edilmektedir. Terörden temizlenen bölgelere ülkemizden yaklaşık 370 bin kişi geri dönüş yapmıştır. Güvenli bölgenin yapısına ilişkin üzerinde çalıştığımız taslak planda 5 bin nüfuslu 140 adet köy ile 30 bin nüfuslu 10 ilçeden oluşan yerleşim alanı bulunmaktadır. 200 bin civarında konutun da Barış Pınarı Harekatı bölgesinde inşa edilmesi öngörülmektedir. Okullar, hastaneler, sanayi siteleri, ibadet yerleri, yeşil alanlar, yol, su ve elektrik altyapısı da bu planlamanın içerisindedir. Buradan, bölgede istikrar ve huzur isteyen tüm tarafları güvenli bölgenin yapılanmasına destek vermeye davet ediyorum. Suriye'deki insani krizin sonlanmasını samimiyetle isteyen herkes güvenli bölge konusunda elini taşın altına koymalıdır. Biz kimin ne dediğine, ne kadar destek verdiğine bakmadan barış koridorunu hayata geçirmekte kararlıyız. Bunu Arap, Kürt, Türk, Yezidi, Keldani; her kökenden kardeşlerimiz için yapacağız. Bizim mücadelemiz ülkemize musallat olmuş terör belasını kaynağında yok etmek içindir. Gaziantep'te Karşıyaka Polis Merkezinin önünde bombalı araç saldırısı yaparak 12 vatandaşımızı şehit edenler bunlardır” dedi.

8,5 YILDIR YAPTIĞIMIZ HARCAMA 40 MİLYAR DOLARI AŞTI

YPG/PKK’nın Kürtlerin temsilcisi ya da DEAŞ'ın hasmı değil, DEAŞ'tan da tehlikeli bir terör örgütü olduğunu aktaran Oktay, “Bölgede terör örgütleri arasında ayrım yapanlar ve Çobanbey, Cerablus gibi güvenli hale getirdiğimiz bölgelerde barışa ateş açanlar bilmeliler ki bilerek veya bilmeyerek terörün değirmenine su taşımaktadırlar. Biz terörün her türlüsüyle Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kararlı şekilde mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu vesileyle Barış Pınarı Harekatı ve diğer operasyonlarımızda hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Suriyeli sığınmacılara yönelik hizmetler için 8 buçuk yılda 40 milyar dolar harcandı. Ancak sığınmacıların bulundukları şehirlere uyum sağlaması sadece belediyelerden beklenemeyecek kadar çok boyutlu ve çok paydaşlı çözümler gerektirmektedir. Suriyeli sığınmacılara yönelik hizmetler için 8,5 yıldır yaptığımız harcama 40 milyar doları aşmış durumda. Buna karşın AB kaynakları 2016 yılından bu yana sadece 3 milyar avroluk destek verebilmiştir. Bu maddi yük, Avrupa Birliği ve Uluslararası Kuruluşların söz verdiği fonları sağlamadığı sürece bir ülkenin tek başına altından kalkabileceği miktarın üzerindedir. Coğrafi yakınlık hiçbir ülkeyi böyle bir trajedinin doğrudan tek sorumlusu ve yüklenicisi yapamaz, yapmamalıdır. Adil yük ve sorumluluk paylaşımı ilkesi çerçevesinde uluslararası toplumdan artık nasihat değil icraat görmek istiyoruz. Mültecilere İlişkin Küresel Mutabakatı imzalayan tüm taraflar artık 'ne olması gerekir' değil 'nasıl yapacağız', 'üzerimize düşen nedir' sorularına cevap vermelidir.

SIĞINMACI DOSTU BELEDİYE REHBERİ OLUŞMALI

Önümüzdeki ay Cenevre'de düzenlenecek olan Cumhurbaşkanının da eş başkanlık edeceği Küresel Mülteci Forumu'nun önemli bir fırsat olduğunu belirten Oktay, “Küresel Mülteci Forumu inanıyorum ki düzensiz göç yönetimi ve mülteciler konusunda ortak sorumlulukları dünyanın vicdanına yeniden hatırlatacaktır. Buradan çıkacak sonuçların da Küresel Mülteci Forumu'nda paylaşılacak olmasını bu çerçevede önemsiyorum. Mülteciler konusunda sürdürülebilir kalkınma hedeflerini destekleyecek çözümlerin çıkacağına inanıyorum. Bu doğrultuda Göç ve Yerinden Edilmeye Yönelik Yerel Çözümler Forumu sonucunda dünyanın her yerinde uygulanabilecek bir "sığınmacı dostu belediye rehberi" oluşmasını bekliyoruz. Bu rehber, "sığınmacılar için sığınmacı gözüyle yerel hizmet" bakış açısını içinde barındırıyor olmalıdır. Bu açıdan yerelin taleplerinin toplandığı katılımcı bir mekanizma içermelidir. Ayrıca yerel yönetimlerin sığınmacı hizmetlerinde kaynak yönünden beslenebilmesi için destek fonu imkanları ve STK iş birliği yöntemleri rehberde bulunmalıdır" dedi.

DÜNYA’YA İNSANLIK DERSİ VERİLDİ

Forumda konuşan Türkiye Belediyeler Birliği ve Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Hepimiz zamanın ve mekânın şahitleriyiz. Dünya’nın nereye doğru gittiğine hepimiz tanıklık ediyoruz. Zengin ve fakir arasındaki gelir-gider makasının açıldığını görüyoruz.  İnsanların temiz su bulamadığına tanıklık ediyoruz. Ciddi adalet eksikliğinin ve empati yoksunluğunun yer aldığı böyle bir Dünya’nın vicdani bir devrime ihtiyaç duyduğunu söylemeliyim. Bizde komşu hakkı çok önemlidir. Komşumuzda kimyasal bombaların altından evladını, namusunu ve canını kurtarmak için mücadele eden insanlar var. Biz de diğer ülkeler gibi yaşanan bu üzücü olaylara kayıtsız kalamayız. Vicdanımızın sesine kulak vererek milyonlarca Aylan bebeğin hayattan yok olmasının önüne geçmeliyiz. Kurucu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı döneminde kabinede Suriye ile ilgili reformların yapılması ve bu kaosun oluşmaması için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ne kadar mücadele ettiğine birebir şahitlik ettim. Açık kapı politikasıyla 7 yıldan bu yana bütün Dünya’ya nasıl insanlık dersi verileceğini gösterdik” ifadelerine yer verdi.

 

26.11.2019 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin