KARAYILAN, TEŞVİK HARİTASINI ÇİZDİ

KARAYILAN, TEŞVİK HARİTASINI ÇİZDİ

İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mehmet Karayılan, gazetemize yaptığı ziyarette Gaziantep’teki hayvan yetiştiriciliği ve Gaziantep tarımı hakkında çok özel açıklamalarda bulundu. Karayılan, çiftçi ve hayvan üreticilerine verilecek destekler hakkında, “ Hayvan yetiştiricilerimizi bir araya getireceğiz, ortak bir ahırda hayvanları toplayacağız. Ekipman desteği de sunarak üretime teşvik edeceğiz. Aynı konu tarımda da olacak. Hem üreticilerimizin israfı azalacak, hem de iş gücünü etkin hale getireceğiz” dedi.

İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mehmet Karayılan, İl Müdür Yardımcısı Mustafa İlmeç, Gıda ve Yem Şube Müdürü Mehmet Arif Akpınar ile birlikte, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Basın Yayın Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkan Yardımcısı Orhan Kızılaslan’ı ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Şube Başkanı Aslı Emektar’ı ziyaret etti. Ziyarette Gaziantep’in tarım ve hayvancılıkta teşvik haritasını çizen Karayılan, Bakanlık tarafından Müdürlükleri aracılığıyla üreticilere sunulan teşvikler hakkında bilgiler verdi. Bakanlık tarafından köyüne dönen vatandaşlara verilecek olan 300 koyun desteği hakkında konuşan Karayılan, “Bakanımız geldiği günden bu yana ayrıcalıklı projelere imza atıyor. Son projeye göre Türkiye’nin her ilinde 3 tane köy belirleyeceğiz. Bu 3 köyde sistem oturtulacak. Örnek verecek olursak, köyümüzün birisinde her evin altında ahır var. Bu ahırları, finansmanını biz sağlayarak tek noktada toplayacağız. Ortak ahırlarda herkesin kapı girişi farklı olacak. Havalandırmalar, yem karma makinası aynı olacak. Sistem öyle oturtulacak ki köy içerisinde herkes kendine alan oluşturup süt sağma makinesi alacağına, bir ekipman ile 10 tane ailenin işi yapılacak. Hayvancılıkla uğraşanlar kendilerine traktör almasın, 1 tane traktörle ortak işler görülsün. Bunun pilot köylerde altyapısı oluşturuluyor. pilot köylerdeki uygulamalardan sonra üreticilere gereken finansman, hayvan alım, alet, ekipman desteği verilecek. Ciddi manadaki israftan kurtulacağız. İş gücünü çok daha etkin hale getirmiş olacağız” ifadelerine yer verdi.

ÜRETİCİYE ÇOK CİDDİ HİBE DESTEKLERİ OLACAK

Hayvancılıkta sağlanacak olan teşvikin çitçilere de sağlanacağını belirten Karayılan, “Nurdağı bölgesinde sarımsak yetiştiriciliğimiz çok fazla. Parça parça dönümler halinde üreticilerimiz sarımsak yetiştiriyor. Biz bu üreticileri bir araya getireceğiz, dönümleri birleştirip ürünü tek seferde ekeceğiz tek seferde hasat yapacağız. Üreticilerimizin ayrı ekipman almasına gerek kalmadan ürünü tarladan kalkacak. Her üretici devletin desteğiyle üretimine güç katacak. Bununla ilgili üreticiyi teşvik etmek amacıyla çok ciddi hibe destekleri olacak” dedi.

AMACIMIZ PİYASADAKİ YÜKSEK FİYATLARI AŞAĞI ÇEKMEK

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ithal olarak getirilen etler hakkında da açıklama yapan Karayılan, tüketicinin mağduriyetine son vermeyi amaçladıklarını söyledi. Karayılan, “Bakanlığımızın ithal olarak getirdiği et oranı Türkiye’nin ihtiyacı olan etin yüzde 5’i kadarına denk geliyor. Et ihtiyacının yüzde 95’i yine iç piyasadan karşılanıyor. İthal etten kastımız et fiyatlarının yüksek olması ile birlikte müdahil olmamız gerekiyordu. Fahiş et fiyatlarını aşağı doğru regüle edelim diye uğraştık. Biz zaten şuanda karkası 26 TL’den alıyoruz. Serbest piyasada 23 TL. Biz diyoruz ki yüzde 100 kar değil yüzde 20-25 oranında kar edilsin, tüketici zorlanmasın. İthal etten 6 ayda hayvan başına bin TL’den fazla kar ediliyor. Üstüne üstlük et fiyatları sürekli artıyor, tüketici zarar görüyor. İthal et ile karı düşürüp fiyatı dengelemeyi amaçladık. Şuanda ithal et 3.7 dolara geliyor. Asıl amacımız piyasadaki yüksek fiyatları aşağıya çekmek. İthal aldığımız eti büyük marketlerdeki satış fiyatları hala piyasanın altında. Ama 45-50 TL’lerden 35 TL’ye düştü. Etin 45-50 TL bantlarına çıkışı çok mağdur edici. Üreticiler girdi maliyetlerinin çok yüksek olduğunu söylüyorlar. Girdi maliyetleri yüksek olsa dahi bu fiyatlara denk gelmiyor. Kazanç yüzde yüze katlanmak isteniyor, tüketiciyi düşünmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

 

BUZAĞI ÖLÜMLERİNİ DURDURMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Büyükbaş hayvan sayısındaki artışın buzağı ölümlerinin durdurulması ile sağlanabileceğini kaydeden Karayılan, bu alanda verecekleri teşvikleri şu sözlerle açıkladı, “İnsan sağlığına nasıl dikkat ediliyorsa ve doğumlarda uzman kişiler rol alıyorsa, hayvancılık açısından buzağı ölümlerinin üzerinde duruyoruz. Yılda ölen buzağı sayısı 500 bine ulaşıyor. Bizim ithal ettiğimiz hayvan sayısı bir önceki yıl 650 bindi. Ölen buzağıları yaşatmayı başardığımız takdirde ithalata gerek duymadan ihtiyaç karşılanabilecek. Bizim en büyük problemimiz, büyük işletmelerde buzağı ölüm oranımız yüzde 1’den az. Çünkü profesyoneller ve veterinerlerle beraber çalışıyorlar. Fakat küçük üreticilerde büyükbaş hayvanların doğumlarında ölen buzağı sayıları fazla. Bu sebeple eğitim çalışmaları yapıyoruz. Camide, evde, okulda geceleyin eğitimler veriyoruz. Küçük üreticilerimiz için her eve ecza dolabı oluşturuyoruz. Büyükbaş hayvanların doğumlarında kordonların kesilirken enfeksiyon kapmasını önlemek ve bu sebeple ölen buzağı sayısını azaltmak istiyoruz”.

GAZİANTEP’TE MERA ALANI 53 BİN HEKTAR

Gaziantep’te 53 bin hektar alanın mera alanı olarak kullanıldığını açıklayan Karayılan, “53 bin hektar alanın yaklaşık 30 bin hektarı kadim mera dediğimiz meralar. 23 bin hektarlık alan ise 1998’den sonra mera kanunu çıkınca yaptığımız çalışma esnasında mera olmasını uygun gördüğümüz yerler. O alanlar mera alanı yapılırken köyün otlakıyesi yapılması amacıyla yapıldı, köyün ortak malı yapıldı. Şehir nüfusu ile birlikte köylerin nüfusu da arttı. Köylerde ev yapacak yerleşim yeri kalmadı. Bu sebeple alanları yerleşime verdik” dedi.

KURAKLIK KORKULANDAN ÇOK DAHA İYİ BİR DURUMDA

Son yıllarda bölgenin ve Gaziantep’in içinde bulunduğu kuraklık hakkında açıklamalarda bulunan Karayılan, korkulanın gerçekleşmediğini belirtti. Karayılan, “Su olmayınca ot da yok. Kurak bir iliz. Son 15 gündeki yağmurlarla nefes aldık. Yağmur yağmadan önce Karkamış, Nizip ve Oğuzeli bölgelerinde ciddi korkularımız vardı. Çünkü yıllık yağış ortalamalarının sağlanması gereken dönemde 10’da 1’i yağmıştı. 15 günde bu açığı tolere ettik. Meralarımızın çoğunluğu kayalık taşlık alanlar. Bu sebeple de otlarımızın kalitesi zayıf. Büyükbaş hayvanlar besiden besleniyorlar, ahırda besleniyor. Küçükbaş hayvanlar da yazın kurak olduğu için meraya çıkabilecek pozisyonda değil. Doğu’dan gelene göçerler kışı şehrimizde geçiriyor. Bizim göçerlerimiz ise, Elbistan’a, Kayseri’ye ve Sivas’a gidiyorlar. Ciddi masraflar yaparak ıslah çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Yine de verimli olamıyoruz. Yağış olmadığı sürece yaptığımız masraf da boşa gidiyor. Kuraklık korkulandan çok daha iyi bir durumda. Yağışlar bu şekilde devam ederse yüzde 80 sorun yaşamayacağız. Havanın biraz daha soğuk geçmesi ürünler için faydalı olur. Karkamış ve Nizip bölgesinde biraz daha yağışa ihtiyacımız var” ifadelerine yer verdi.

ÜRETİCİYE HER ALANDA DESTEK

Üreticilere verilen gübre ve alet- ekipman destekleri hakkında da bilgiler aktaran Karayılan, “Üreticilere ciddi manada gübre desteği verdik. Yüzde 18 KDV’yi çektik. Fakat biz KDV’yi çekeceğimize çiftçiye verseydik daha kazançlı olacaktık. Biz KDV’yi çeksek de gübre üreticileri zam yapıyor. Alet ekipman desteğimizde yüzde 50 oranında yardımcı oluyorduk. Alınacak ekipmanın fiyatının yüzde 50’sini üstleniyorduk. Fakat ekipman satışları yapılırken ekipmancılar yaptıkları zamlar sayesinde kazançlı çıktı. Gaziantep’te 6 bin 500’e yakın alet ekipman desteği vermiştik. Bu desteği kaldırdık. Bu destek kalkmasaydı alet ekipman üreten 5-10 bayii bu işi farklı pozisyona çekmiş olacaktı” dedi.

 

ÇİFTÇİNİN MAZOTUNUN YARISI DEVLETTEN

1 Şubat tarihi itibariyle başlayan mazotta yüzde 50 desteği bakanlık olarak söz verdiklerini ve üreticiye büyük kolaylık sağlanacağını belirten Karayılan, mazot desteğinin nasıl verileceğini şu sözlerle açıkladı, “Mazot desteği için söz vermiştik. 1 Şubat itibariyle çitçinin mazotunun yüzde 50’sini devlet karşılıyor. 1 Şubat ile-31 Aralık tarihleri arasında satılan mazot litre fiyatlarının ortalamasını alıyoruz. Tarlanın dönümünde yapılan sürüme göre harcanan mazot litresini hesaplıyoruz. Yüzde 50’sini ödüyoruz. Biz bu desteği başka kalemlerden zaten veriyorduk. Fakat görünür değildi. Yüzde 50 sizden, yüzde 50 bizden, ürünün yüzde 100’ü sizin, diyoruz            “.

 

FUARDA ÇITAYI HER YIL YÜKSELTİYORUZ

GAPTARIM- GAPFOOD Fuarları’nda her yıl çıtayı yükselterek ilerlediklerini belirten Karayılan, “ Fuarı geçen yıl 225 bin ziyaretçi ile kapatmıştık. Bu sene büyük firmalarımız yurtdışındaki fuarlara hazırlandıkları için katılım sağlamadılar. Bu fuarda Gaziantep’in firmaları tanıtım için yer almalı. Çünkü burayı hareketli tuttuğumuz sürece şehir hareketli olur. GAPTARIM-GAPFOOD Fuarı’nı 2014 yılında 23 bin, 2015 yılında 75 bin, 2016 yılında 175 bin kişi, 2017 yılında 225 bin kişi, 2018 yılında ise 245 bin kişi ziyaret etti. Geçen yıl Türkiye’nin en büyük ikinci fuarı olmuştu” dedi.

MORİNGAYI TÜRKİYE’YE İLK BİZ GETİRDİK

Gaziantep’te üretimi yapılan Moringa ve stevia bitkileri hakkında bilgiler veren Karayılan, “Moringa bitkisini Türkiye’ye ilk getiren biz olduk. Cumhurbaşkanımız Stevia’nın adını Rize Şekeri yaptı. Bakanlığımıza bağlı ÇAYKUR İşletme Genel Müdürlüğü’nde Stevia ile ilgili işletme kuruldu. Hammaddesinin yüzde 50’sinden fazlası Gaziantep’ten karşılanacak. Moringayı makarnada kullandık. En son Cumhurbaşkanımızın eşi Emine hanıma ikram ettik. Bakanlık eliyle Türkiye’de ilk defa kadın kooperatifi kurduk. Moringa üzerine kurulan bu kooperatif ile çok ciddi çalışmalarımız var. Emine hanım külliyeden 3 dönüm yer verdi ve o alanda ekimini yaptık” ifadelerine yer verdi.

Açıklamaların ardından çekilen hatıra fotoğrafı ile ziyaret sona erdi. 

 

6.02.2018 (Nevre SARAÇ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz