PERİFERİK ARTER HASTALIĞINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

PERİFERİK ARTER HASTALIĞINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü Op. Dr. Erhan Hafız, atardamar hastalığı olarak da bilinen Periferik Arter Hastalığı hakkında bilgiler verdi. Dr. Hafız, hastalığın belirtilerini, nedenlerini, teşhisinde yapılan testleri ve tedavi yöntemlerini gazetemize anlattı.

 

Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü Op. Dr. Erhan Hafız, Periferik Arter Hastalığı hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. Dr. Hafız, “Kalpten aort damarına gönderilen oksijenlendirilmiş temiz kan atardamarlar ile doku ve organlara ulaştırılır. Periferik arter hastalığında damar sertliği yani ateroskleroz’a bağlı olarak tıkanıklık gelişmektedir. Damar duvarlarında kolestrol ve kalsiyumdan oluşan plak (kireçlenme) oluşur. Yaş ilerledikçe plak damar lümenini daraltır. Sonunda, kol ve bacak atardamarlarında kan akışını azaltarak kaslar için gerekli oksijen miktarı azalır ve bu hastalarda yürüme esnasında belirli mesafeden sonra ağrı oluşur.

Periferik atardamar hastalığı 70 yaş veya daha büyük 3 kişiden birinde gelişmektedir. Sigara kullananlarda, tansiyon ve şeker hastalığı olanlarda hastalığa yakalanma oranı artmaktadır. Ateroskleroz vücutta bütün atardamarları tutması nedeniyle birlikte kalp veya beyne giden atardamarlarda da hastalık gelişebilmektedir. Bu nedenle bu hastalar için yalnızca ayak kaybetme riski değil, kalp krizi ve felç riski olma olasılığı da bulunmaktadır” dedi.

 

BELİRTİLER

 

Hastalığın belirtileri hakkında bilgiler veren Dr. Hafız, “ En sık erken belirti, belirli mesafeden sonra ağrıya bağlı aralıklı topallamadır. Ağrı kalça, uyluk, diz, bacak, ayak veya üst ekstremite de yani kollarda oluşabilir. Her 50 veya 100 metre yürüme esnasında bacaklarda rahatsızlık veya ağrı gelişir ve dinlendikten sonra kaybolur. Bu olay Kladikasyo olarak adlandırılmaktadır. Aktivite ile bacakta gerginlik, ağırlık, kramp veya halsizlik hissedilebilir. Yokuş yukarı veya merdiven çıkmakla ağrı daha hızlı gelişebilmektedir. Zamanla, daha kısa yürüme mesafelerinde ağrı gelişir ve bunun sonucu olarak kritik bacak iskemisi gelişmektedir. Bu hastalarda dokulara yeterli oksijen ulaşamadığı için istirahatte bile ağrı gelişir. Ayakta veya parmaklarda ülsere yara gelişebilir. Ülserler kuru, gri veya siyah yaralar olarak başlar ve sonunda gangren oluşur.

Erkeklerde ereksiyon problem yapabilir” açıklamasını yaptı.

 

HASTALIĞIN NEDENLERİ

 

Dr. Hafız, Periferik arter hastalığı hakkında bilinmesi gerekenleri şöyle anlattı; “

Ateroskleroz (damar sertliği) periferik arter hastalığına sebep olur. Erkekler, kadınlara göre daha fazla yakalanmakta olup 50 yaşından sonra riski artmaktadır.

Damar sertliğinde diğer risk faktörleri şunlardır:

Sigara içme

Diyabet

Yüksek kan basıncı

Yüksek kolesterol veya trigliserit

Obezite (ideal kilonun %30 artışı)

Hareketsizlik (sedanter yaşam)

Aile de periferik arter hastalığı, kalp hastalığı veya inme öyküsü

Yüksek düzeyde homosistein (doku oluşturmaya ve korumaya yardımcı olan bir proteindir).

 

TEŞHİS İÇİN KULLANILAN TESTLER

 

Öncelikle genel sağlık, tıbbi geçmiş ve belirtiler değerlendirilir. Muayene yapılır ve bacak ısısı, rengi ve nabızlar değerlendirilir. Ante brakiyal indeks adlandırdığımız Koldan ve bacaktan tansiyon ölçülerek karşılaştırılır. Normalde ayak bileğinden ölçülen tansiyon kola eşit veya yüksektir. Bacak basıncı/ koldan ölçülen basınca bölünerek çıkan sonuç düşükşe ileri tetkik’e karar verilir.

İleri tetkik olarak öncelikle Doppler ultrason yapılır: yüksek frekanslı ses dalgaları kullanılarak kan akımı ölçmekte ve kan damarlarının yapısını değerlendirmektedir.

Doppler ultrasonda ciddi darlık bulgusu saptanan hastalarda daha ileri tetkik olarak gold standart (olmazsa olmaz) anjiyografi önerilir.

Anjiografi olarak Bilgisayarlı tomografi, MR ve Kateter anjiografi tetkikleridir.

 

YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ

 

Sigara kullanımından vazgeçilmesi, tansiyon ve şekerin kontrol altında tutulması gerekmektedir. Ayrıca hastaların Akdeniz mutfağı tarzında beslenmelidir ve düzenli egzersiz yapmalıdırlar. Bu hastalarda ideal egzersiz haftada en az üç gün 30 dakikalık yürüyüşlerdir. Düzenli tıbbi kontroller yaptırılmalıdır.

 

İlaç tedavisi

 

Tedavi kolesterol düşürücü (statinler) ve damar genişletici ilaçları içermektedirebilir. Ayrıca damarlarda pıhtı riskini en aza indirmek için aspirin veya benzeri ilaçlar kullanılabilir. İlaç tedavisinin yeterli olamayacağı ciddi olgularda anjioplast/stent veya cerrahi tedavi uygulanmaktadır.

 

Anjioplasti/Stent

 

Bu işlem açık cerrahi ile karşılaştırıldığında, daha az invazif olarak kabul edilir. Bu büyük arterlerdeki tıkanıklıklar için etkili yöntemdir. Anjiyoplasti, kol veya kasıktan bir artardamar üzerinden kateter yerleştirilir. Kateter içerisinden darlık bölgesine balon gönderilir. Bu bölgede birkaç kez şişirilir ve söndürülerek damar genişletilir. Bu genişliği muhafaza etmek için stent denen küçük metal kafes tüp yerleştirilir. Stent damar içerisinde kalıcıdır. Bu işlemden sonra bacaklara daha fazla kan gitmesi sağlanmaktadır.

 

Aterektomi

 

Kol veya kasıktan bir artardamar üzerinden aterektomi cihazıyla girip pıhtıyı-plağı traşlayarak dışarı çıkarılmasıdır.

 

Cerrahi tedavi

 

Bypass ameliyatı ile bir bacak damarlarının daralmış veya tıkanmış bölümünün ilerisine bir başka damar ile kan akımı sağlanır. Bu işlem için küçük çaplı damarlarda bacaktan çıkartılan toplardamarlar tercih edilir. Büyük çaplı damarlarda ise Greft adlandırdığımız suni damarlar kullanılmaktadır.

 

Endarterektomi

 

Bu yöntemde atardamardaki tıkalı bölgenin üzerine kesi yapılarak buradaki plagın çıkartılarak akımın düzeltilmesi sağlanır.

 

Uzvun kesilmesi (Amputasyon)

 

Amputasyon son başvurulacak bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem gangren gelişen bölüme uygulanmaktadır. Detaylı bilgiye www.drerhanhafiz.com adresinden ulaşabilirsiniz”.

(Tülay CANDAR)

 

6.11.2017 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz