DUYGULAR GERÇEK Mİ ?

Uzm. Klnk. Psk. Cihan Yeşilmen

DUYGULAR GERÇEK Mİ ?

Duyguların gerçek olduğu çok açıktır, ancak asıl soru, bunlar ne tür bir “gerçek” ‘tir?

 

        Evrimsel duygu teorisine göre, duygularımız uyarlanabilir bir role hizmet ettikleri için var olurlar. Duygular, insanları çevredeki uyaranlara hızlı tepki vermeye motive eder, bu da başarı ve hayatta kalma şansını artırmaya yardımcı olur. Duyguların aynı zamanda sosyal olarak yapılandırılmış ve biyolojik olarak açık olduğudur. Yalnızca duygusal dönemleri oluşturan tüm unsurları sosyal, psikolojik ve biyolojik terimlerle anladığımızda, duygunun doğasını anlayabiliriz.

 

        İnşa edilmiş duyguların vaadi, nasıl hissettiğimiz üzerinde bir şekilde tam kontrol sahibi olacağımız değildir. Duygular, doğası gereği belirsizdir ve bu belirsizlik, canlı bir duygusal yaşamı mümkün kılan şeydir. Hayat beklenmedik bir şekilde neşeli, beklenmedik bir şekilde anlamlı, beklenmedik bir şekilde derin olabilir. Vaat, yaşamda ilerlerken üzerimize yayılan duygusal dalgaları kontrol edebileceğimiz değil. Verdiğimiz söz, bu dalgalarda ustalıkla ve zevkle sörf yapmayı öğrenebileceğimizdir.

 

        Herhangi biri, bir duyguya yol açan bir deneyim yaşadığında, etrafındaki insanlar onu bu duygudan dolayı geçersiz kılabilir ve hatta hislerinden dolayı patolojik hale getirebilir. İnsanlar çok nadiren ‘onaylama’ ile başlar ve sonra meraka doğru ilerler. Aslında, insanlar olarak yaptığımız şey genellikle yargılamaya ve düzeltmeye atlamaktır. Fakat, hissettiklerimizle oturmanın bir zamanı vardır. Ve ancak o zaman bu duyguların yanıt olarak ne olabileceği konusunda merakla meşgul olmaya başlayabiliriz. Unutmamalıyız ki duygular ortaya çıkar ve hissedilmeleri gerekir. 

Yaşadığınız deneyimleri patolojik hale getirme eğiliminizi azaltmanıza yardımcı olacak bazı püf noktalar:

 

YAŞADIĞINIZ DUYGULARIN;

        Neler olduğunu açıklayın. Ne oldu? Ne zaman böyle hissetmeye başladınız? Bu deneyim gerçekleştiğinde vücudunuzda neler oluyor? Böyle hissetmemen gerektiğini sana kim söyledi? Bu damgalanma nereden geliyor? Başkalarının damgalanmasını hiç içselleştirdiniz mi?  

        Deneyiminizi doğrulayın. Hissettiğiniz her neyse gerçektir. Her zaman gerçektir. Bunu sizden kimsenin almasına izin vermeyin. Her duygu size bir şeyler anlatıyor. Görmezden gelmeyin. Merak edin. Kendi deneyiminizi onaylayın. Kendinizi susturduğunuzda, sizi susturan insanların sesini içselleştirmiş olursunuz. Sisteme karşı yıkıcı olun ve duygularınızı doğrulayın. Ve duygularınız yine gerçektir. 

 

        “Verilere” bakın. Veriler, herkes sizi kendi gerçekliklerine ikna etmeye ve kendi yaşanmış deneyimlerinizi elinizden almaya çalıştığında kendinizi temel alabileceğiniz tartışılmaz noktalardır. Olanlara geri dönmeye devam edin. Bunu kendiniz yazmanız gerekebilir. Sistemik anlatılar o kadar güçlüdür ki, verileri yalnızca iktidardakilere fayda sağlayacak şekilde yorumlamaya çalışırlar. Bunları yazarak onlara meydan okuyun ve ihtiyaç duyduğunuz sıklıkta onlara geri gelin. 

 

        Kendinize “neye ihtiyacım var?” Diye sorun. Size anlatmaya çalışan duygularınız neler? Korkunuzu bilgi olarak kullanın. Daha sonra problem çözmeye başlayabilirsiniz. Onlarla oturun ve özerk olmak için kendinizi güçlendirin. Buna alışık olmayabilirsiniz, çünkü birçok insan kendi sesini bulmakta zorlanır, çünkü genç yaşlarından beri kendi içsel benlik duygularınızı görmezden gelmeniz gerektiği söylenmiş olabilir. Bunun ekilmesi gerekecek. Kendinizi dinleyin. Kendinize güvenin.

 

        Neye ihtiyacınız olduğunu ve duygularınızın size ne anlatmaya çalıştığını öğrenmeye başladığınızda, bu kişisel özgürlüğün başlangıcıdır. Kendinizi, duygularınızı ve ihtiyaçlarınızı doğrulayın. Kendinizi keşfetmek ve ifade etmek bir süreçtir.

 

 

UNUTMAYIN Kİ;

Kendinizi onayladığınız zaman, bunu sizden kimse alamaz. 

4.03.2021 (Uzm. Klnk. Psk. Cihan Yeşilmen)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

“AFFET VE ÖZGÜR BIRAK...”

“ MUTLULUK; BİR HEDEF DEĞİL, BİR YOLCULUKTUR ”

DÜNYADA KADIN OLMAK DEĞİL!; İNSAN OLMAKTI TÜM MESELE!

TÜKENMIŞLIK (Burn-out) SENDROMU

BORDERLİNE (SINIRDA) KİŞİLİK BOZUKLUĞU

“ KAYGININ AZI YARAR, ÇOĞU ZARAR! ”

DEPRESYON

ERTELEME

KABULLENMEK

SALGINI CIDDIYE ALMALI AMA SALGINDAN KORKMAMALIYIZ..

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin