KADININ HALA ADI YOK!

Leyla Özbakır Özkan

KADININ HALA ADI YOK!

E artık bir durun, yapmayın!

Yazılı basın, görsel yayın kuruluşları ve sivil toplum örgütleri bangır bangır bağırıp “ŞİDDETE HAYIR” derken, geçtiğimiz hafta sonu Gaziantep yine bir kadının kocası tarafından öldürülmesiyle gündeme geldi. İşin en acı ve korkunç tarafı da adliye önünde biriken ve bu vahşeti asker uğurlaması yaparcasına “Gözün arkada kalmasın, bu kadar insan senin için burada, HADİ KURBAN GÜLE GÜLE, BAŞIN DİK GİT” diyen katilin yakınlarıdır.

Bu sözlere artık yazacak kelime bulamayıp, kadının öldürülmesi mübah, kadın erkeğin elinin kiri, pabucunun teki, eksik etek, yabancı terlik vb. iğrenç sözcüklerin beyinlerde yer etmesi, halkımız arasında dile dolanmasının, yetiştirdiğimiz erkek çocuklarına verilen tavizler neticesinden kaynaklandığını düşünüyorum. Bu erkekleri de yetiştiren de bir kadın değil midir? O yüzden KADININ EĞİTİMLİSİ demiyor muyuz?

Zira çocuğunu büyüten anne, kız çocuğuna farklı, erkek çocuğuna farklı davranıp yok efendim evimin direği, soyumun devamı vb. aptalca ayrımcı davranışlarla erkek çocuğunu büyütürken evlilik ve aile içinde kız kardeşlerine ve karısına köle, her dediğini yapan, hizmet gören, astığı astık kestiği kestik, bencil, kişiliği gelişmemiş bireyler yetiştirip, karşı cinslerini hor görüp aşağılayan ADAMCIKLAR oluşmasına sebep oluyorlar…

O halede neden sızlanıyoruz ki? Kadını cinsel obje, hizmetkarı gören bir erkeği yetiştiren sen anne, bugün sevgili oğulcuğun, soyunun sopunun devamı görüp kız çocuğuna gerekli değeri vermeyen sen, artık bu ayrımcılığı sen kır!

Kır ki bir yerden sonra KADININ ERKEĞİN YANINDA ADI OLSUN!

Yazıma çok sevdiğim Nazan Öncel’in kısa bir dipnotu ile son verirken, eşinin katili, katilin yaptığı vahşeti onayan cahil topluluğu tüm kalbimle kınıyor ve lanetliyorum!

YOK OLUN!

Bizim şöyle şarkılarımız vardır. “Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur” der, Halime’yi samanlıkta basıp şalvarını gül dalına asan başka bir şarkımız gibi. “Tombul tombul memeler” düzleminde giden şarkımız türkümüz de pek çoğundan sadece birkaçıdır.  Burası Agora Meyhanesi değil, Burası Ünzile’nin mahallesi, burası Özgecan Aslan’ı vahşice katleden Değer Deniz’i tatlı uykusundan kaldırıp ellerini bağlayıp boğazına yapışıp nefesini kesen adamların coğrafyası. BURADA KADININ ADI YOKTUR. Daha doğarken kız bebek derler, kaşık düşmanı derler, avrat derler, eksik etek derler, etek boyuna göre kodlarlar. Eteğin boyu poponun altındaysa fahişe, biraz aşağıdaysa yollu, daha aşağıdaysa kezban, daha aşağıdaysa köylüdür kadınına adı. Her türlü tacizin, tecavüzün, hakaretin, şiddetin mübah olduğu bir dünyadır burası. Burada kadının nefes alma hakkı bile yoktur. Duygu Asena yıllar önce ‘KADININ ADI YOK’ derken tam da bunu kastediyordu işte. O günlerden bugüne kadının hala adı yok. Burası 13 yaşındaki kız çocuğunu ‘ayakları yere basıyorsa tamamdır’ diyen, el değmemiş diye beşikteki bebeleri satan adamların sokağı. Burada her yere virüs gibi bulaşmış insan görünümlü adamlar var, burada kimlik bunalımı var, nefret cinayetleri var, ayrı gayrı var, ölüm var kalım yok! Korkmadan yaşamak istiyoruz diyenlerin sesi geliyor insanın kulaklarına, acizliğinden utanıyorsun”…

8.10.2018 (Leyla Özbakır Özkan)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

YIKTIĞIMIZ GİBİ ONARALIM

OHİO’DAN GAZİANTEP ZEUGMA’YA YOLCULUK

ÇOCUK ANNEM BENİM!!!

KARIN TOSTLA BEYİN TESTLE DOLMASA…

BİR İNSAN BİR DÜNYA

SESİMİZE KULAK VERİN!!!

ESKİ ÇAMLAR BARDAK OLDU…

SÜPER FOS GÜÇ!!!

   SAĞLIKLA VAR OLMAK…

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin