TATİL HİKAYELERİ

Ali Dat

TATİL HİKAYELERİ

Çocuklar Emin, Uğur hep birlikte “Baba bizi denize götür “ diye bağırdılar. Deniz! Deniz! Diye tempo tuttular.

Ben de düşündüm, taşındım komşuyla beraber gidelim dedim. Komşu Ahmet Beye haber ettim. “Olur” cevabını aldım. İki çocuk bizde, İki çocukta onlarda var.

    Ver elini Marmaris diye yola çıktık. Yolda arabayı bazen ben, bazen de hanım kullanıyordu. Pozantı tekir yaylasına ulaştığımızda iki yaşındaki Uğur tam araba’ya binerken aniden, annesinin elinden araba anahtarını alıp içerde kendi üzerine kilitliyor.  Ah! Vah! Çocuk içerde kaldı derken, biraz telaştan sonra çocuk kumandayla içerden arabayı açıyor. Hep birlikte oh! Çekip seviniyoruz.  Konya, Ereğli derken Şarki karaağaç’ta konakladık. Orada hanımın akrabası vardı. Onları da görmüş olduk.

Sabah tekrar yola çıktık. Yolda neler olmadı ki. Her zamanki olan işler, kazalar. Hatta bizim hanımda az kalsın kaza yapıyordu. Arabada hepimiz buz kesildik.

Nihayet Marmaris’e ulaştık. Marketten biraz yiyecek aldık. Çünkü gideceğimiz yer köy olduğu için, belki orada bir şey olmaz, dedik. Nihayet gideceğimiz son durak Selimiye köyüne ulaştık. Köy demeye bin şahit gerek. Yatların direkleri birbirine değiyor. O kadar kalabalık. Köy pırıl, pırıl, tertemizdir. Öyle bir muhtarı var ki; sabah erken kalkar çevreyi dolaşır, kontrol eder. Yerde bir sigara izmariti bulsa, restoran sahibini çağırır onu uyarır. Bir daha dikkat edin, böyle olmasın der.

Aynı muhtar sahile kamyonlarca iri kum döktürmüş, kumlar nohut büyüklüğünde. Denize girildiğinde insan üzerine yapışmıyor. Deniz desen pırıl, pırıl, cam gibi, su altı görülüyor.

Köyde ne ararsan var, hem de taze. Yanında sahibi inekten süt sağıyor. Hayvanın vücut sıcaklığında olan sütü pişirip yoğurt çalabiliyorsun.

Buradaki okullar turizm bölgesi olduğu için ona göre Konakladığımız yer bir okul. Yaz tatili olduğu için, okullar kapalı. Yatak, mutfak eşyası, buzdolabı, klima, televizyon vs. ne istersen var. Ayrıca aynı kültürün insanları olduğu için komşular arasında arkadaşlık bağı daha da iyi oluyor. Kendi aramızda tavla, kağıt, top oyunları oynanıyor. Dostluklar daha da ileri götürülüyor.

On günlük tatil anılarımız hep böyle geçti. Ayrıca komşu köylere de günübirlik gidiyoruz. Orada köy düğünlerini seyrettik.

Nihayet on günlük tatilimiz sona erip, dönüş yolculuğuna başladık. Bu on günde çocuklarımızın da arkadaşlıkları ilerledi. Hele top oyunlarında büyüklü küçüklü hep birlikte neşe içinde geçti. Dönerken Antalya üzerinden dönüyoruz. Orda da akraba var. Onları da ziyaret edip bir gece de orda kalıyoruz. Orada akrabamız Hüseyin Bey var ki bize olanca konuk severliğini gösteriyor. Kendisi üniversitede öğretim görevlisidir. Hüseyin Bey’e gösterdiği konukseverliğinden dolayı teşekkür edip Antalya’dan ayrılıyoruz.

Güzel anılarla dolu bire tatil sonu Gaziantep’imize ulaşıyoruz.

                                                                                                                      11.01.18

                                                                                                                       ALİ DAT                              

11.01.2018 (Ali Dat)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

ALTIN ADINA YAPILAN İŞLER

YOLCULUK

       IRAK İŞ VE YATIRIM FORUMU

HATTUÇ’UN KOKUSU

KIRMIZI BALIK

GÜL KOKUSU

SAVAŞ

VENÖZ YETMEZLİĞİ (damar tıkanması)

NEMRUT DAĞI VE HAZAR GÖLÜ