YAZDIKLARIMIZI ANLAMAMAKTA DİRENDİNİZ

Mehmet Kızılaslan

YAZDIKLARIMIZI ANLAMAMAKTA DİRENDİNİZ

            Biz, ekonomi çöküyor dedikçe, sizler politika yapıyordunuz.

Biz, üretim durdu, duracak, dedikçe, siz çamur at izi kalsın dediniz.

            Biz, üretimde, üretim dedikçe, sizler lüks tüketimde, tüketim dediniz.

Biz, ekonomideki cari açık, ihracatla aşılır. İhracat ise, üretiminiz olursa yapılır, dediğimizde, siz dışarıdan sıcak parayla ülkeyi kurtaracağınızı zannettiniz.

              Biz, Üretim haneleri satmayınız. Onların ürettiklerini Arap ülkelerine satarız döviz girdisi sağlarız. Dedikçe, siz tüm üretim haneleri satıp, onların ürettiklerini bile, ithal etmeyi yeğlediniz.

              Biz, kendi enerji kaynaklarımızı, kömürlerimizi, kullanalım dedikçe, sizler, bizde olmayan doğal gaz için ülkenin her yerini ağlarla ördünüz. Enerjide dışa bağımlılıkla anamızı ağlattınız.

             Biz Toplu taşımaya önem verelim. Demir yollarını artıralım, dedikçe, yediden yetmişe yerel yönetimler bile, kara yollarında taşımacılığa soyundunuz.

              Biz, tarıma dayalı sanayi kuralım. Tarım ürünlerini, üç gün içinde değil de, bir yıl içinde satılacak hale getirelim. Hem köylümüz para kazansın, hem ihracat tan dolayı, döviz girsin, cari açık olmasın. dedik. Siz konut da konut dediniz. Bütün kaynakları ölü yatırıma aktardınız.

             Biz, ülke ihraç ürünlerinin çok olması ile kurtulur. İthal ürünlerine kota koyun. Ülke imalatçısını koruyun. Dedikçe, siz ithalattaki tüm engelleri kaldırdınız. Köydeki vatandaşlar bile ithalat yapmaya başladı üretimlerini durdurdular.

             Biz üretime ve üretilen mala, ürüne, pirim veriniz. Araziye ve yatana teşvik vermeyin dedikçe siz, yağma hasanın böreği dağıtır gibi, para dağıttınız.

            Biz, defalarca yazılarımızda şu parayı kayıt altına alınız. Hiç kimse, paralarını istediği zaman yurt dışına çıkaramasın. Ekonomimizle oynayamasın, dedikçe, sizler kendi paralarınızı da yurt dışına kaçırabilmek için mi bilmem, önlem almadınız.

              Biz, hala üretimden başka kurtuluşumuz yok. Üretimin önündeki engelleri kaldırınız. diyoruz. SGK primlerini devlet ödesin, hiçbir kimseye nakit destek vermeyiniz diyoruz. Siz kendi bildiğinizi okuyup hala ulufe dağıtır gibi kaynakları harcıyorsunuz.

              Biz, hayvancılık ihmal ediliyor. Pahalıya mal olan eti, ucuza satmalarının imkânı yok. Dedikçe, sizler, et ithalatı yapıp yandaş marketlerinizde satarak ülkeye iyilik yaptığınızı zannettiniz.

              Biz ekonomi batıyor dedikçe, Sizin, Bakanlarınız, gözümüzün içine baka, baka yalan söylüyorlardı. Kimisi, ekonomi sıçrıyor. Kimisi, tarımda bir numarayız. Kimisi ülke çağ atlıyor. Diye yalan söylüyorlardı.

             Biz, sizi yanlış yönlendiriyor danışmanlarınız, Sayın Cumhurbaşkanım dedikçe çözüm önerilerini sizlere ulaştırmaya çalışırken. Sizlerin kulaklarınız bizlerin feryatlarını hiç duymadınız.

             Göreceksiniz, çevrenizdeki o sizi yanlış yönlendiren, çakalların hepsi, sizi yarın, meydanlarda da yalnız bırakacaklar. ( hoş, siz de aldatılmak için yaratılmış gibi davranıyorsunuz ya) Ve diyecekler ki, Biliyorsunuz ki bizler, ondan taraf değil, sizden taraftandıkdeyip, gemiyi terk eden fareler gibi çevrenizi boşaltacaklar.

                Allah aşkına, bizler çözüm üretiyoruz, size projeler sunuyoruz. Bizlere biraz kulak veriniz. Bu ülkenin kurtuluşu da, terörün, torpilin, rüşvetin ortadan kalkması da, adaletin sağlanması da önce üretimden sonra, Paranın kayıt altına alınmasından geçiyor.

                Anlattıklarımız anlamamakta direnmenizin arkasında yatanın, İktidarın nimetlerinden yararlanmak olduğuna inanmak istemiyorum. Yol yakın, bu ülke hala kurulabilir. 5 yıllık bir sıkıntı sonunda kurtulur.

                Karma ekonomik sisteme dönülecek.

                Devlet fabrikalar kurabilecek, üretim haneler artacak.

               Para kayıt altına alınacak.

              Vergilerin tamamı kalkacak.

               Sadece, Yüzde on vergi alınacak.

               83 Milyon, insanımızın tamamı, kaçak sız %10 vergi ödeyecek.

               Tüm malların ve hizmetlerin bedeli yarıya düşecek.

               Sabit gelirlinin maaşı tam iki kat iş görür hale gelecek.

               Biz, yorulduk yazmaktan ve ülkemizin her gün batışını seyretmekten. Almadığınız tedbirler ve yanlış uygulamalarınızdan dolayı hepimiz ve koca bir ülke mağdur olacak.

                Bu ülke bizim, hepimizin. Sizlerin gidebileceğiniz başka ülkeler olabilir. Bizim başka yere gitme şansımız yok. Hepimize yazık olmadan, feryatlarımıza ve çözüm önerilerimize kulak veriniz.

                  Saygılarımla.  

24.05.2018 (Mehmet Kızılaslan)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

 EKONOMİNİN VE ÜLKENİN KURTULUŞU

SEÇİMİ ÖNE ALMANIN SEBEPLERİ

MEDENİYET DEDİĞİMİZ ŞEY

 DEVLET ÜRETİME TEKRAR GİRMEK ZORUNDA

KELLE KOLTUKTA SEFERE ÇIKMAK

KASAPLAR   VE   LOKANTACILAR   ODASI   SEÇİMİ

ZOR GÜNLER

  YAZBOZ TAHTASI GENELGELER

HER ZAMAN SEÇİMLE GELEN SEÇİMLE GİTMEZ.