YAZIKLAR OLSUN

Yaşar Elma

YAZIKLAR OLSUN

Gaziantepspor’u bu duruma düşürenlere yazıklar olsun ve utanın.

Gaziantepspor köklü bir kulüptür tarihçesine baktığımız zaman bile açıkça ortadadır. Gaziantepspor’un rengi Kırmızı Şehitlerimizin kanını simgeliyor Siyah ise matemimizi simgeliyor. Gaziantepspor’un birazcık tarihçesine bakarsak,

1919 Ocağında, üzerinde güneş batmayan İmparatorluk İngiltere, küçücük bir Anadolu şehrine girer tiksindirici bir iştahla. 1919 Kasımında İngilizler, yine yeryüzünün en büyük sömürgecilerinden diğerine Fransa’ya bırakırlar bu şehri.

Kocaman bir devlet, tankları, topları, uçakları, afili giyimli Fransız komutanları ve sömürgelerinden devşirilmiş Afrikalı askerleriyle kuşatır küçücük şehri. Devasa bir ordu; boynuna geçirilmiş yağlı urgan gibi, hain bir işkence aleti gibi cendereye alır şehri.


İşte böyle başlar, tarihin en temiz, en masum, en namuslu direnişlerinden biri. Şehir, her gün yeni bir destan yaratarak direnir kocaman bir devlete karşı. Şehir, doktoruyla, çiftçisiyle, esnafıyla, işçisiyle, memuruyla, imamıyla, kadınıyla, çocuğuyla direnir vahşi bir orduya karşı.

Direniş kelimesi, derin ve tarihsel anlamlar kazanır yeniden ve yeniden. Ölümüne direnmek nedir ki? “Ölerek” direnir Antep. Ölür Antep, ölür kadın, çocuk, yaşlı, genç ayrımsız. Ölür Antep, bombayla, mermiyle, süngüyle ve en kötüsü açlıkla. Ölür Antepli; ölür de terk etmez Antep’i. Rivayet olunur ki; açlıktan kuşlar göçer Antep’in göğünden ve köpekler çocukları parçalar. Ama yok, ölür de bırakmaz Antepli. Konu vatansa can dediğin nedir ki?

6 Şubat 1921’de Milli Mücadele Meclisi 93 sayılı Kanunla, Gazi Mustafa Kemal’le Antep’i adaş kılar. 25 Aralık 1921’de son Fransız askeri de çekildiğinde, yetim, öksüz, kör, topal, yıkık dökük ve fakat özgür ve Gazi bir Antep kalır geriye. O günlerin anısına, Gazi Mustafa Kemal de Gaziantep nüfusuna kaydolur.

Yaklaşık 50 yıl sonra 1969’da illerin futbol takımlarına 3. Lige doğrudan katılma hakkı tanınır. Gaziantep’te bir salonda hararetli ve Antep şivesiyle süslenmiş konuşmalar arasında Gaziantepspor kurulur. Peki, ama renkleri ne olmalıdır? Baklavanın altı ve üstü gibi sarı-yeşil olabilir ya da fıstığın yeşiliyle biberin kırmızısı düşünülebilir. Güzel önerilerdir bunların hepsi.

O sırada amatör bir kulübün yöneticisi olan genç ve coşkulu bir hakim tok sesiyle önerir; kırmızı ve siyah olsun. Kırmızı şehitlerimizin kanını; siyah da yasını simgeler. Oybirliğiyle kabul edilir; kırmızı- siyah Gaziantepspor.

Yani kırmızı, bugün içine düşürüldüğümüz utancın rengi değildir. Yani siyah, bizi bu duruma düşürenlerin yüreğinin karası değildir.

İşte bu sebepten dolayı Gaziantepspor’u bu duruma düşürenler utansın ve yazıklar olsun. Bu takım Avrupa kapılarını açmış, Avrupa da takımları dize getirmiş ve şampiyonluğa oynayan bir kulüptü. 27 yıl Süper Ligde mücadele etti. Ali Şahindalla başladı başarı, Abdülkadir Konukoğluyla, Ahmet Yılmazla başarı sürdü Celal Doğanla zirve yaptı. Taki İbrahim Kızıl gelene kadar. Kızıl geldi takım kümeye düşmeme mücadelesi verdi ve en sonda da takımı kümeye düşürdü takımı bu hale getirdi. Takımı borç batağının içine soktu ve geçti kenara oturdu. Evet, şimdi ise birileri kulübü yönetmeye çalışıyor ama güçleri istenilen kadar yok. Ne yapsın bu insanlar onun için hep beraber el atalım ve köklü Gaziantepspor’u kurtarma yoluna bakalım.

Bu yazımın devamı yarın siz okuyucularımla paylaşacağım…

 

4.01.2018 (Yaşar Elma)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

DEĞİŞİM ŞART

SPOR BARIŞ VE KARDEŞLİKTİR

ARTIK İSTİFA ETMELİSİN

Güçlü kadın sevilmez…

HEY YAVRUM HEY

YAZIKLAR OLSUN KINA YAKIN

ANCA TIRI ANCA VIRI OKTAY VE HUZEYFE

LANET OLSUN BU TERÖRE

HUZEYFE PABUCU YARIM ÇIK DIŞARIYA OYNAYALIM