ADALET BUNUN NERESİNDE, YOKSA RÜZGÂR ALDI GÖTÜRDÜ MÜ?

Orhan Kızılaslan

ADALET BUNUN NERESİNDE, YOKSA RÜZGÂR ALDI GÖTÜRDÜ MÜ?

Kitaplarda okurdum. Daha sonra Allah Rahmet Eylesin, toprağı bol olsun Gaziantep eski savcısı Galip Topçuoğlu’ndan da duymuştum.

İstanbul’da, Bursa’da Lodos olduğu zamanlarda kadılar karar vermezlermiş. Karar vermemelerinin nedeni ise Lodos’un kan dolaşımına yaptığı etkisi ile isabetli karar verememekten korktukları için böyle bir uygulama yaparlarmış.

Adalet terazisinin şaşmaması, dengeli olması, hak ve hukukun birbirine geçmemesi insanların haksızlığa uğramaması için karar verme hassasiyeti.

Gazi Mustafa Kemal’in de ifade ettiği Hz. Ömer’e de ithaf edilen ‘ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR’ sözü nerede kaldı, hani nerde?

Son günlerde ülkemizde biz gazeteciler başta olmak üzere  ‘aman allahım bu ne ‘ diyecek olaylarla karşılaşıyoruz ki, ağzımız açık kalıyor.

‘Kanunlar ülkemizin, başka şehirlerinde farklı şekilde mi uygulanıyor’ hissiyatına kapılıyor adeta insan.

Yoksa orası o il, başka bir ülkeye mi ait hissine kapılıyorsun. Yoksa orada kanunlar farklı bir şekilde mi uygulanıyor’.

Basit ve küçük bir trafik kazası dediğime bakmayın siz, yazı itibariyle ve sonuç itibariyle küçük ve basit diyorum.

İstanbul’da bir polisi öldüren, bir polisi de yaralayıp sakat bırakan yüksek promilli’de araç kullanan yönetmen Sinan Çetin’in oğlu Rüzgar Çetin’e tahliye kararı verildi. Hem yüksek promilli alkol alacaksın bu şekilde araç kullanacaksın hem de görevi başındaki polis memurlarının birinin ölümüne, birinin de sakat kalmasına sebebiyet vereceksin, 8 ay sonra elini kolunu sallayarak çıkacaksın. Benim yönetmen Sinan Çetin ile , Mahdumu Rüzgar efendiyle ne tanışıklığım var ne de husumet var. Benim derdim ADALETSİZ UYGULAMA ! Albert Camus ADALET OLMADAN DÜZEN OLMAZ demiş.

Bunun bir benzerini de dönemin  Gaziantep Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Karayiğit şimdi ise cumhurbaşkanımızın baş hukuk müşaviri olan Adalet eski  Bakanı Merhum Mahmut Bozkurt’un bir deyimini yazdırmıştı eski adliyeye. Ben her gidişte büyük bir keyifle o yazıyı okurdum…

Cumhuriyet Savcıları “MERİÇ KIYILARINDA ÇALIŞAN TÜRK KÖYLÜSÜNÜN  KAYBOLAN SABANINDAN TUTUNUZ DA BU YURTTA YAŞAYANLARIN UĞRAYACAKLARI EN UFAK BİR HAKSIZLIKTAN HATTA BİNGÖL DAĞLARI’NIN  ISSIZ KUYTULARINDA NAFAKALARINI BEKLEYEN ÖKSÜZLERİN GÖZYAŞLARINDAN  SİZ SORUMLUSUNUZDUR” der,  Cumhuriyet savcılarına.

Bu ülkenin insanları bu karar ile, bu ülkede adaletten, düzenden söz edebilir mi? Hem de mahkeme başkanını ‘ 15 yıl ceza almalıydı ’ açıklamasına karşın, Rüzgar efendinin tutukluluk halinin  devamı ile ilgili talebin reddine karar veren hakimlere soruyorum;  “Adalet bunun neresinde bu kararı veren hakim beyler sizin adalet duygusunu sıfırlamaya ne hakkınız var?”

Kuranı Kerim’de diyor ki; ALLAH SİZE İNSANLAR ARASINDA HÜKMETTİĞİNİZ ZAMAN, ADALETLE HÜKMETMENİZİ EMREDER. Yarın Allah esirgesin sizin veya ailenizden yakınınızdan birinin başına böyle bir olay gelse aynı kararı verebilecek misiniz?

Bu isim veya isimler kim olursa olsun; Rüzgâr, Hasan, Hüseyin fark etmez. Charles Montesquieu’nün dediği gibi bir rejim, halkın adalete inanmaz hale geldiği noktaya gelince o rejim mahkum olmuştur.

Unutmayalım ki adalet, bir gün herkese lazım olur. Montaigne, adaletin olmadığı yerde ahlaktan bahsedilemez der.

Peki, şimdi siz bu kararı veren hâkimler, siz adaletten bahsedebilecek misiniz? ‘Adalet ile ilgili konuşun’ deseler ne söyleyeceksiniz?

Bu sözüm yalnızca Rüzgâr Çetin’i tahliye eden hâkimler için söylemiyorum, buna benzer haksızlıklara imzasını atan herkes için söylüyorum.

Ezop diyor ki, BİR DEVLETTE ADALET OLUR DA YARGIÇLAR HAKKA UYARSA BÜYÜKLER GİBİ, KÜÇÜKLER DE RAHAT YAŞAR.

Bu tip kararlar insanların rahat ve huzurlu yaşamasına engel olur.

Ben şunu bilirim ki haksızlıkların cezasız kalmasına göz yummak ses çıkarmamak da büyük bir haksızlıktır. ‘Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır’ hadisinin yanında Eflatun’un dediği gibi ‘Kötülüklerin ilki ve en büyüğü haksızlıkların cezasız kalmasıdır’ der. Kötülükleri yok etmenin ilk basamağı haksızlıkları ortadan kaldırmaktır.

Geçmiş günlerde anayasa mahkemesi bir askerin vazife malulü aylığı almak için açtığı dava ile ilgili 13 Ekim 2016 tarihli kararda mahkeme kararları arasındaki farklılık ADİL YARGILAMA HAKKINI İHLAL EDER diyor.

Zaten hep kafama takılmıştır. Adalet mülkün temelidir lafına, mülk kelimesinin yerine devlet kelimesi olmalıdır. Adalet devletin temelidir olmalıdır. Çünkü mülk zenginlik, mal, mülk, paranın vs. temelini oluşturuyor, mülk taşınır veya taşınmaz anlamında. Halk arasında denir ya ‘bunun malı mülkü yerindeymiş’. Kısaca mülk kelimesini zenginlik anlamında onun için ‘Adalet devletin temelidir’ denmeli.

Yazıma peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) sözüyle son vereyim.

BİR SAATLİK ADALET, 70 YILLIK İBADETİN YERİNİ TUTAR.

 

Kalın Sağlıcakla…

20.10.2016 (Orhan Kızılaslan)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

SOKAKTAKİ DOSTLARIMIZIN GÜNÜ KUTLU OLSUN

MEMNUN OLMAYAN VE ŞÜKRETMEYEN TİPLER

Başkanlık sistemi için son karar Türk milletinin

SALDIRIYA SEVİNEN İNSAN DAHİ OLAMAZ… 

Türk Silahlı Kuvvetleri ordusu neden Suriye'de? 

Başkanlık Sistemi ülkemize istikrar ve huzur getirecek 

Referandum hakkında bilgi sahibi olmadan konuşanlar 

4 EKİM HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ

1 dolarlık ŞEREFSİZLER...

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin