ADRES SORMAYAN KURŞUN

ADRES SORMAYAN KURŞUN

On dört on beş yaşlarında altı tane çocuk; adliye koridorunda savcılığa ifade vermek için bekliyorlardı.

Nedir acaba suçları dedim kendi kendime?

Baktım çocuklarla ilgilenen polis zaten kısık sesle çocuklarla sohbet etmeye çalışıyordu.  “Hanginiz sıktınız silahı yoksa hepiniz mi sıktınız?”

İçlerinden biri “yok tek ben sıktım” dedi.

Babasının kurusıkı silahı varmış, komşu düğününde büyüklerden habersiz gitmiş almış ve sıkmış silahı! Diğer yanında bulunan çocuklar ise olaya şahit olan arkadaşlar.

“Niye sıktın” dedi çocuğa polis?

“Burada düğünlerde silah sıkılır” diyerek kendini savundu. Yanındaki diğer çocuklar da hep bir ağızdan “burada bütün düğünlerde silah sıkılır” dediler ve arkadaşlarını onayladılar. Çok normal bir olaydan bahseder gibi başlarını sallayarak anlatıyordu çocuklar.

Olay anlaşılmıştı…

Üzülerek diyorum ki hayırlı olsun şehrimizde artık çocuk magandalar da yetişiyor.

Tabi ki magandanın hayırlısı olmaz.

Diyorum ki ne oluyor bizim çocuklarımıza?

Büyükleri bir yana bıraktık Şimdi çocuklar özeniyor.  Hem de daha küçük yaşta, çocuk denecek yaşta nedir bu özenti?

Nereye doğru yol alıyoruz? Hangi yoldan gidiyoruz ki çocuklarımız yapılmaması gereken davranışı normal bir olay gibi yaşayıp anlatmazlar.

Çocukların silah sıkma özentisi yetiştikleri aile ortamı mı, çevre mi arkadaşlar mı nedir anlayamıyorum?

Neredeyse her gün haberlerde duyuyoruz adres sormayan kurşun ya geline ya damada ya gelen misafir ve misafir çocuğuna isabet ediyor. Günlerce hayali kurulan mutlu gece bir anda kabusa dönüyor.

Yeter artık bilinçsiz atılan her kurşunun evladını anasından ayıran, genç yaşta kara toprağa verilen düğünü bir anda cehenneme çeviren maganda terörüne ne demeli?

Buralarda düğünlerde silah sıkılır diyen çocukların beynine demek ki öyle yerleşmiş sanki geçmişten gelen mecburi bir örf adetmiş gibi kendilerini savunuyorlar.

Vah çocuklarımız vah. Bu yaşta böyle özentiye ilgi duyanlar yarın ilerde her ortamda silah sıkıp şehir magandası olacaklar. Kör kurşun adresini bilmeden gidip bir vücuda saplanacak. Biri kapalı dört duvarda gün sayarken diğeri kara toprağın altında yediği körü körüne kurşunla kucak kucağa yatacak.

Ne büyük bir acı…

 

6.12.2018 (Leyla Gevrek)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

İSTENMİYORSAN ZİRVEDE BIRAK

ERİKÇEDE MSM

MANEVİYATIN NERESİNDEYİZ?

MUCİZEVİ DOĞUM

FATMA BACI ERKEKÇE ÇALIŞIYOR

KURBAN BAYRAMI

YESEM Mİ YEMESEM Mİ?

İMKAN ÇOK SİSTEM YOK

O GECE İÇİN SEÇİLMİŞLER

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin