AİLE OLMAK

ALİ KARTAL

AİLE OLMAK

Aile yüzyıllar içinde çok değişikliğe uğramış, durağan bir kavramdan çok değişen, gelişen ve zamanın şartlarına göre farklılıklar gösteren bir kavram.

 

Hâlâ köylerde ve daha küçük yerleşim birimlerinde büyük aile kavramı hüküm sürerken; yani anne, baba, çocuklar, büyükanne, büyükbaba ve ailenin evlenmemiş yetişkin çocukları birlikte yaşarken, şehirlerde çekirdek aile olarak adlandırdığımız anne, baba ve çocuklardan oluşan aile kavramı geçerliliğini sürdürüyor.

 

Televizyonlarda oynatılan diziler aile ve toplumsal ahlakı çökertiyor. Batı uygarlığının elbette güzel yönlerini ve teknolojisini almalıyız ama medya aracılığıyla kendi kültürünü ve yaşayış biçimini bize aşıladı.

 

Evlerimiz işgal altında. gençliğimizi ifşa eden sosyal medya ve dışarıdaki birçok zararlı basın tarafından işgal altında. Evlerimizi kurtarmak için hepimiz bir direniş göstermek zorundayız.

 

Toplumumuzun bu konuda yeniden düzelmesi, aileye sahip çıkmakla olacaktır. Şu anda istatistiklerden görüyoruz, okuyoruz. Evlenenlerin hemen hemen üçte 2’si kadar boşanmalar duyuyoruz. Bu çok üzücüdür.

 

Son 20 yılda boşanma oranlarının özellikle Marmara ve Ege bölgelerinde neredeyse batılı toplumların hızına ve oranına ulaştığını göz önünde bulundurduğumuzda, bugün evlenen ve büyük şehirlerde yaşayan çiftlerin yaklaşık yarısının gelecek 10 yıl içinde boşanma ihtimalinin olduğunu söyleyebiliriz.

 

Bu evliliklerden doğan çocukların büyük bir kısmı tek ebeveynli (yani sadece anne ya da babasıyla veya yeniden evlenen anne ya da babasıyla beraber) yaşayacağından, hem biyolojik anne-babasından farklı bir ebeveynle hem de anne ya da babasının yeni evlendiği kişinin çocuklarıyla yaşayacak diyebiliriz. Başka bir deyişle, yine anne, baba ve çocuklar oluşturacak aileyi ama bunlar çocuğun biyolojik annesi, babası ve kardeşleri olmayabilecek.

 

Sorumluluk, bireyin yapması gerekenlerin farkında olması, kendi eylemlerinin sonuçlarına sahip çıkmasıdır.

 

Babaların ailedeki sorumluluklarını yerine getirmediğinde sorumlu olduğu çocuklarıyla ilgilenmeyip ellerindeki telefonla veya kahvede vakit geçirmeleri çocukları için her türlü kötü zemini hazırlamaktadır.

 

Çocuğunuz ile geçirdiğiniz vakit onun ile aranızda bir yakınlık sağlayarak onun size karşı daha rahat duygusal ifade sağlaması ve buna bağlı olarak onun duygusal anlamda ve iç dünyasında hissettiklerini daha kolay anlamanızı sağlayacaktır. Diğer türlü sizden uzak, duygularını size ifade edemeyen, içe dönük, bir çok sorunu olduğu halde aile ile paylaşımı olmayan bir çocuk haline gelecektir. Uzun vadede bu durumun bir çok psikiyatrik soruna yol açması muhtemel gözükmektedir.

 

Ailemize gereken önemi vermek zorundayız. Yoksa aile kalemiz çatırdıyor.

21.12.2019 (ALİ KARTAL)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

ARKADAŞLIK ÜZERİNE BİR YAZI

Havf ve reca arasında olmak

İŞİNİ SEVEREK YAPMAK

İnsanı diğer varlıklardan ayıran özellikler

Yazılı medya son demlerinde

HER DUA NEDEN KABUL OLMAZ

HAYIR KURUMLARI NE KADAR GÜVENİLİR?

Adab-ı Muaşeret

İNSAN NEDEN EVLENMELİ

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin