Atatürk Bulvarı,Kırkayak Kahvesi.

İbrahim Alisinanoğlu

Atatürk Bulvarı,Kırkayak Kahvesi.

1970’li yıllarda, baharla birlikte Atatürk bulvarı bir başka güzel olurdu.

Bir yanda kanı kaynayan genç öğrenciler, diğer yanda bir kış boyunca eve kapanmak zorunda kalan yaşlılar, genç çiftler baharla caddeye ayrı bir canlılık katardı.

Atatürk bulvarı Şehitler Abidesinden Gaziantep lisesine kadar kesme kara parke taşlarla döşeliydi. Kırkayak kahvesinden Başkarakol kavşağına kadar yolun sağı solu dut ve akasya ağaçlarıyla doluydu.

Baharda yaprağını ilk açan dut ağaçları olur, özellikle Kırkayak Kahvesinden sonra Antep lisesine doğru cadde boydan boya yeşile teslim olurdu. Yol boyunca akasyalar salkım salkım çiçeklerini açar, esen bahar serinliği ile birlikte akasya çiçeklerinden yayılan koku hoş bir duygu yaratırdı insanlarda.

Dutlar meyve verdiğinde ise kaldırımlar olgunlaşıp kendiliğinden yola dökülen dutlarla dıbık dıbık olur, yürünemez hale gelirdi.

Atatürk Bulvarının en önemli uğrak yerlerinden biri de Kırkayak Kahvesiydi.

Baharla birlikte kahve bahçesinde hareketlilik başlar, bahçe duvarı hem içeriden hem dışarıdan kireçle badana edilir, meyve ağaçlarının bedenleri belli hizada kireçlenir, budanmış güllerin kökü açılır, tahta masalar, kürsüler tamir edilir boyanır, bahçe bahara yeni çehresi ile girerdi.

Kahvehanenin önünde, cadde tarafında aksaya, bahçesinde; dut, erik, yeni dünya, zerdali ağaçları dikiliydi. Kahvehanenin bahçesinde meyveler yetişince buranın müdavimlerinden bazıları nefsine yenilir Ökkeş dayıya çaktırmadan koparır yer, çoğu kez de özellikle zerdaliler dallarında olgunlaşır, tapır tapır masaların sandalyelerin üzerine dökülürdü.

Kırkayak kahvesi her mevsim öğrencilerin mekânı olmasına rağmen, her yaştan, her meslekten, farklı kesimlerden ve sosyal statüden insanların müşterek mekanıydı.Burası Gazianteplinin sosyal,kültürel, ekonomik bileşeniydi.

O yıllarda Kırkayak Kahvesi bir mektep, okulun eğitmenleri yaşı büyük abiler, okul müdürü Ökkeş dayıydı sanki.

Bahçede yüksek sesle konuşulmaz, müzik yayını yapılmaz ders çalanlar asla rahatsız edilemezdi. Özellikle öğrencilerin oyun oynaması hoş karşılanmazdı. O zamanda da gençler arasında sigara içmek merakı vardı, Âma bu asla açıkta yapılamaz,gizliden gizliye içilirdi.

Kahvehanenin Atatürk bulvarına bakan uzun bir duvarı vardı. Duvar tarafına yakın oturanlar yoldan gelip geçenleri, kahvehane önünden geçenlerde içeride oturanları rahatlıkla görebilirlerdi. Kahvehanede o sıralarda en çok oynan oyunlar; tavla, dama, Elli iki, Domino, Koçgin, Ohel, King, Okey gibi oyunlardı. Kahvede oyun oynayanlara “bölük “tabir edilen çiklet, gofret verilir, kaybeden (utuzan) bölüklerin parasını öderdi. Özellikle gözden ırak olmak, oyun oynamak isteyenler kahvehanenin gerisini tercih eder, çitler arkasındaki masalara otururlardı.

Kırkayak kahvesi bir dönem pek çok kişinin buluşma, konuşma, eğlenme mekanı,öğrencilerin ders çalışma merkezi, arkadaşlıkların kurulduğu, kadim dostlukların başlangıç noktası gibiydi. Kahve yıkılana kadar da öyle kaldı. Şimdi ne kahve kaldı ne de eski dostluklar!

Geriye o günlerde başlayan dostluklar ,o günlerde yaşanan anılar kaldı…Hepsi hoş bir seda oldu,unutamadığımız yıllarda kaldı.

30.06.2020 (İbrahim Alisinanoğlu)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

YAZLIK SİNEMALI YILLAR

SAHRE(PİKNİK) SATICILARI

Koruk suyu, Terletme zamanı

Kültürümüzde baba , dede

1953 Yılında Gaziantep’te Spor

İnanması zor ama!

Gaziantep’te İlk türkü derleme çalışması

Gaziantep ŞARKULÜP

KEMENİN HİKAYESİ-2

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin