‘’BEYAZ MELEĞİMİZ !!!’’

Leyla Özbakır Özkan

‘’BEYAZ MELEĞİMİZ !!!’’

 

Hayat öyle bir oyun ki olmaz dediğin olur,hem de sana öyle bir rol biçer ki hatırladıkça her sahnesi içini acıtır haksızlığa maruz kalıp kendini ifade etmene müsaade etmemeleri de çıldırtır…

Geçtiğimiz hafta ağır bir grip geçirdiğimden dolayı ev tedavim sonuç vermeyince iş çıkışı iş arkadaşımla ismi bende saklı ev ve iş yerime yakın bir hastaneye bitkin bir durumda gittim.Ben kalp hastası olup ve üstüne üstlük pil takılı olduğundan dolayı maalesef ilaç kullanamıyorum.Dikkatli olmam işimin hemen görülmesi adına başhekim tavsiyesi ile öncelikli olarak işlemler hemen yapıldı,sağ olsun doktorumun müdahalesi sonucu üç serumluk bir tedavi sürecine girdim.Ne olduysa her şey üçüncü serum takılımından sonra patlak verdi.Nöbetçi iki hemşireden birini geçtiğimiz aylarda yine bir serum takılma muhabbetinde stajer  öğrencilere damar yolunu açtırıp gözlem odasında masasında oturup kitap okurken ve bu esnada benim elim ve çarşaf kan içinde çocuklar beni delik deşik ederken bu ‘’beyaz meleğimiz’’kitabından başını benim seslenmemle rahatsızca  kaldırdı,lütfedip masasından kalkıp müdahalede bulundu, ama ne müdahale ne müdahale!!! Sert bakışlarıyla hoyratça canımı acıtarak, yapışmamakta direnen flasteri var gücü ile damarımda bulunan iğneye aldırmadan bastırıp duruyor ve söyleniyordu.İşini görev olarak bile kabul etmekten aciz ve acımasız bu hemşireye birkaç cevapla karşılık verdim fazlada üstelemedim,zira haksızlığa karşı hayatı boyunca dik duruş sergileyen ve kendi hakkını bir tarafa bırak haklınında yanında bulunup karşısındaki haksızlığa maruz kalmışlarında müdafaasını yapan ben o gün pek munisliğim üstümdeydi.Neyse aynı akşam nöbetçi iki hemşireden biri bu yukarıda bahsettiğim ‘’beyaz meleğimizdi.’’Ben bunu görünce diğer hemşireyle konuşmaya başladım ve dolayısıyla tüm sevecenliği ile bu hemşire bana yardımcı oldu.Serumlardan ikisini taktı, fakat gözlem odasında benimle birlikte üç hasta vardı ve hepimizde diğer hemşire gidince ‘’Beyaz meleğin ‘’eline kaldık.Tabii elinde yine kitabı kültürünü geliştirmekle meşgul hastalar umurunda  bile değil.Arkadaşım reçeteyi yazdırmak için dışarı çıkmıştı ve benim üçüncü serumun  takılması gerekiyordu ,başını kitabından kaldırmayan ‘’beyaz meleğe’’seslenmek ve ricada bulunmak zorunda kalmıştım ama hiçbir reaksiyon  göstermeyen sanki orada hiç hasta yokmuş gibi davranan ‘’beyaz meleğimize’’ikinci ve üçüncü kez seslenince lütfetti ayağa kalktı tüm suratsızlığı ile ‘’ Ne var’’ dedi.Zaten geçen defadan dolu olan ben serumun damlamadığını ve işine gereken önemi vermediğinden dem vurmamla işler çığırından çıktı tüm pis ruhunu ortaya koyarak sertçe  konuşmaya başladı…Ben sadece benim ödediğim vergimle maaşını alıyorsan bana ve tüm hastalara hizmet vermek zorundasın dememi hakaret sayan ‘’beyaz melek’’söylenmeye ve seviye sınırını aşınca takılı serumu çıkartıp bir an önce orayı terk etme ihtiyacı duydum ve çıkarken’’ Senden şikayetçiyim ,başhekime hesap verirsin artık’’dememle bir anda ne olduğunu  anlamadan hastane polisi yanımda bitti…Meğerse çok saygı değer hemşiremiz ‘’BEYAZ BUTONA ‘’basmış.Yani darp,şiddet,vb. durumlarda basılan asıl duygusal ve fiziksel( serum seranomisinden dolayı) şiddete maruz kalan ben, bir anda bu olup bitenler, polisin kimlik tespiti için beni odaya almaları çıldırtmış arkadaşım  şaşkınlığını  üzerinden  atıp birçok önemli numaraları aramak zorunda kalmıştı.Polislerin ılımlı yaklaşımı ve eşimin hemen gelip işi tatlıya bağlamasının ardından olay yatışmıştı ama ne ben yatışmıştım nede telefon trafiğim  es veriyordu...

Sağlıkta şiddete her daim karşı çıkan ve hep dile getiren ben  şiddete maruz kalmış biri olarak kendimi ifade adına karakol, mahkeme sürecine girmeden (hayatımda polis ve mahkemeyle işim olmamıştır)hakkımı savunamayacak mıyım?Kendilerine verilen ayrıcalıklı savunma butonunu hastasına  haksızlık yapmasına karşın kullanan bu gibi sağlık görevlilerine bir yaptırım gücü olmalı kamera izlenimi ilk aklıma gelen caydırıcı önlemdir. Kameralar kayıtta ise tabii ki!!!

Sistem ne kadar oturtulursa oturtulsun önce ‘’İNSAN’’olmak lazım …İnsanı insan yapan tüm merhamet,vicdan,medeni ,bilinçli davranışlarımızla var olmalıyız…

10.04.2019 (Leyla Özbakır Özkan)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

BACASIZ SANAYİ

ZİHNİYET  KURBANLARI

KİLİM DESENLERİN SENİ UNUTMADI!!!

EMNİYET KEMERİ

TIP BAYRAMI

VAR OLMANIN İZ DÜŞÜMÜ

PARAZİT HAYATLAR…

HAİNSİNİZ!!!

SEVGİ VE AŞKLA ,TÜM YIL 14 ŞUBAT OLMALI

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin