GAZİANTEP’TE ŞİRE ZAMANI

İbrahim Alisinanoğlu

GAZİANTEP’TE ŞİRE ZAMANI

 

Bundan 50-60 yıl kadar önce, Gaziantep’in etrafı çepeçevre mor sümbüllü bağlarla kaplı, çeşit çeşit üzümlerin tiyeklerin dallarında yıkılırcasına tuttuğu yıllarda, Gaziantep sokakları Eylül ayı gelince şire, sirke kokardı. Antep'in şire,sirke kokmasının nedeni, bağları olanların kışın vazgeçilmez yöresel yiyeceklerinden olan şireyi evlerde yapımlarından kaynaklanırdı.Evlerde şire yapılmaya başlanınca üzüm,şire atıkları şehir kanalizasyonuna akar, Alleben deresi de ister istemez, keskin bir sirke ve üzüm kokusuna teslim olurdu.

 

Gaziantep'te Eylül ayı ortalarına doğru bağı olanlar üzümleri keser, mahralara doldurur, at arabalarına ya da beygire yükler eve indirirlerdi. Şirelik üzümler tahlenir, çürükleri ayrılır, yıkanır, hayatın (Bahçenin) bir köşesindeki taş curunda bir gün öncesinden ezilir, üzümün suyu çıkarılırdı. Şire için gerekli üzüm suyu(şıra) çıkarıldıktan sonra, curunda kalan üzüm posasından sirke elde edilir, İhtiyaç duyan konu komşuya dağıtılırdı.

 

Daha sonra mahallenin uygun boş bir arsasında ya da evin bahçesinin bir köşesine ocaklar kurulur, üzerine oturtulan maasere kazanlarında şire kaynatılır, içerisine belli miktarda suda eritilmiş nişasta katılarak bastık elde edilirdi. Bu işlem neticesinde yaş bastık (Hapsa)meydana gelirdi. Yaş bastık damlara, sofalara, odalara serilmiş bezler üstüne yayılır, bundan bastık elde edilirdi. Yâda önceden ipe dizilmiş badem, ceviz, fıstık hevenkleri sıcak şireye batırılarak sucuk ,kalanına da dilme yapılırdı. Bundan sonra “şire içine ince çekilmiş buğdayla pişirilip Şirin tarhana, kış kabağı, çir denilen kayısı kurusu ile reçeller elde edilirdi.” Bu arada pekmez pişirende olurdu.

 

Sonbaharda Antep evlerinin damları ressamın fırçasından çıkmış bir tablo gibi; damlar,duvarlar kurutmalıkların,salça tepsilerinin,sucuk hevenklerinin,bastık çalınmış kar beyaz bezlerin rengarenk güzelliklerine sahne olurdu.

 

Antep'te bastık,sucuk,dilme,kuruyup şire mahmillerine (sandığına) kaldırılıncaya kadar, hava da üzüm ve şire kokusu, hortut dumanı asla eksik olmazdı.

 

Şimdi eski bağlar kalmadı. Şehir merkezinde şire kaynatan, sucuk bastık yapan yok denecek kadar azaldı. Üzüm bağlarının yoğun olduğu kırsalda ise aynı geleneksel usullerle şire yapma gayretleri eskisi kadar olmazsa bile, halen sürdürülmektedir.

 

Yazan: Ibrahim Alisinanoğlu- Gaziantep Miş Miş

17.09.2019 (İbrahim Alisinanoğlu)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Pişti olmak!..

 Kültürümüzü yaşatmak zorundayız

Gaziantep’in unutulan Kültür Parkı.

Dadıynan yerik inşallah.

   Çınarlı Spor Kulübünün kuruluşu

  TUFA(TUFFA) HAMAMI

Dettel Hâey !

Bir çocuk oyunumuz Hakeke…

“Vay be! Ne güzel günlerdi o günler!”

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin