Gaziantep'te suyun tenekelerde satıldığı yıllar.

İbrahim Alisinanoğlu

Gaziantep'te suyun tenekelerde satıldığı yıllar.

 

Gaziantep içme suyu bakımından her zaman yoksulluk çekmiş bir şehrimizdir. Pek çok kişi Antep’i sulak, yeşillikler içinde tasvir ederken içme suyundan bahsedenler azdır.

1950’li yıllardan önce şehrin içme suyunu Pişirici, Kozluca, Şıhfetullah camii,Ahmet Çelebi camii kastelleri ve mahalle aralarındaki çeşmelerden,evlerdeki kuyulardan karışlarlerdı. Alleben deresinde İncili pınar gibi birkaç pınardan da içme suyu ihtiyacı giderilmeye çalışılsa da çözüm olmamıştı.

Su ihtiyacının büyük bir kısmını 1940’lı yıllara kadar Pancarlı'dan kanallarla şehre getirilen ve belli merkezlerden evlere ulaşan su kullanılsa da sağlık yönünden hep risk taşımış, halk sağlığını tehdit eden hastalıkların membaı olmuştu.

„ Tifo Afetinin şehrimizde belalı bir hal almasında ishal ve bağırsak iltihaplarının yüzlerce yavruyu götürmesinde; kolera, menenjit gibi” pek çok salgın hastalığın şehirde sıkılıkla görülmesinde “eski usluda tevzi olunan şehir suyunun başlıca amil oluğu “(1) herkesçe bilinmektedir.

Pancarlı suyu” Şehre girmezden evvel yolda açılan kapaklarda bu suda ellerini, yüzlerini, çamaşırlarını yıkayanları, hayvan sulayanları, taharet edenleri her gün görüp duyuyoruz. Suyumuzun kirlenmesi bununla kalsa gene iyi. Bir dakika için kapakların daima tamir edildiğini, değirmenlerin oluklara gübre atmaktan men olunduğunu ve bütün yolun sıkı bir kontrol altına alınarak suyu şahre kadar temiz tutmanın mümkün olacağını farz edelim. Böyle olsa bile su haddi zatında en fazla şehir içinde kirleniyor. Havuzdan havuza, kuyudan kuyuya akarak her türlü pisliği burada alıyor.

Daha aşağıdaki havuzlardan. Kuyulardan su İçen hemşerisini kimse düşünmüyor. Bulaşık kaplardan tutunuz da kirli yüne ve çocuk bezlerine kadar her şey havuzlarda yıkanıyor, pis ve mikroplu yerlere konan su kovaları tekrar suya daldırılıyor. Kuyuların birçoğu lağım suları ile birleşiyor” (1)

İşte böyle bir ortamda o günlerde Gaziantepli temiz su ihtiyacının karşılanmasının en emin yolunun şehir su şebekesinin yenilenmesi, yeni su kaynaklarından elde edilen suyun şehre taşınması ile mümkün olduğunu bilmektedir. Bunun içinde su şebekesi için çalışması başlatılır, İhale edilir.

Bu arada halkın temiz içme suyu ihtiyacını karşılamak için Gavur dağı, Bahçe yakınlarından AYRAN suyunu, Güceğe köyündeki suyu tenekelerle getirip pazarladıklarını görüyoruz.

Güceğe suyu o kadar çok rağbet görür ki bazıları tenekelere daha farklı yerlerden su doldurup bunu güceğe suyu diye sattıkları tespit edilir.

Bunun üzerine valilik; “sertlik derecesinin azlığı, Ayran suyu ile hemen aynı evsafta bulunması yüzünden Gücege suyunun şehrimizde gördüğü rağbet malumdur. Bu rağbetin suistimal edilmesine ve sucuların yolda boşalan tenekelerin üzerini başka yerden doldurmalarına mâni olmak için yüksek vilayet makamınca su tenekelerinin köyde kapatılarak ağızlarının kurşunlatılması, köy ihtiyar heyetine tebliğ edilmiştir.

Bu masrafa mukabil İhtiyar heyeti köy sandığı için teneke başına iki buçuk kuruş alacaktır. Gücege suyunun tenekesi ağızları kurşunlu olarak şehirde 15 kuruşa satılacaktır. Gücege suyu içen halkımızın bu cihete dikkat etmeleri, ağzı mühürlememiş suları almamaları kendi menfaattarı icabıdır.” (2)diye halka duyurulur.

Daha sonraki yıllarda şehir su şebekesinin yenilenmesi, pancarlı su kanallarının kapatılıp hizmet dışı bırakılması üzerine tifo, dizanteri, kolera, trahom gibi pek çok hastalığın ortadan kalkmış,Ayran Ve Güceğe suyuna olan rağbet azalmıştır.

 

1-Gaziantep gazetesi 29 Temmuz 1938

2-Gaziantep gazetesi 3 Haziran 1938

 

Yazan.İ. Alisinanoğlu

11.03.2019 (İbrahim Alisinanoğlu)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Kim veli, Kim deli ?

 RAMAZAN GELDİ KAHVEHANELER DOLMAYA BAŞLAR.

DELİ KİRAZ!

  Allah belanı versin!

 Sandık (mahmil) dibi

Halkın ölçü birimleri!

Gaziantep’te sabah kahvaltısı.

 Yalangozlu Elif Ana

  Gaziantep’te Kendircilik ve Sulu Mağara.

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin