KADIN OLMAK…

KADIN OLMAK…

 Çünkü herkesin sahip olmak istediği bir bedenin var. Korumak zorunda olduğun namusun ve sevmeye yasaklı törelerin.

Hani adam gibi adam derler ya kadın gibi kadın demezler. Mesela taş gibi derler.

Soğuk olmak zorundadır, hissetmemesi gerekir.  Erkeğin yanında yerini bilmelidir.

Kadın olmak suçtur bu hayatta; seversin deli derler. Sevmezsin kötü derler. 

Elde ederler basit olursun, elde edilemeyen dillerde mezedir.  

Susarsın bir şey bilmiyor derler. Susmazsın dili uzun derler.

Erkek olmak doğuştan güçtür.

 Kadın olmak mı? Eksiklik ve güçsüzlüktür.

Kadın olmak eksik etek, saçı uzun aklı kısadır.

Gözü açılmamalı, sırtında sopasını karnında sıpasını eksik etmemeli.

Kadın şeytana açılan kapıdır. Oysa erkektir kadını eksik hale getiren, namusu namussuz eden.

 İnançlarını yok eden erkektir. Bir melekten şeytan yaratmasını bilen yine erkektir.

Kadın olmak başkalarının günahının bedelini kendisinin ödemesidir.

Kadın yüzeyseldir görünürde… Oysa çok karışıktır derinlerde. O derine dalmasını bilen vurgun yeme ihtimalini de göze alabilmelidir. 

Biliyoruz ki kadın cesurdur erkek gibi ince eleyip sık dokumaz, çok tartıp biçmez atlar hemen bodoslama sevdiği için tüm engelleri aşar.

Ya erkek? korkaktır. Ne kadının ilgisini kaybetmek ister ne de ona bir gelecek vaad eder.

Yirmi yaşına kadar annelerine yirmi sonrasında eşlerine muhtaçtır. Ne giyeceğini dahi bilemeyen erkek, sevdiğinden üç  “S”yi bekler. Sevgi, sadakat, ve dürüstlük.

Kadın olmayı aşağıda yazmış olduğum dörtlüklerle anlatmaya çalıştım.

SATILMIŞ KADINLAR

Basit çiklette dahi, reklamlarda araç o

Sanki bir meta gibi, hep satılmış kadınlar

Kolundan tutularak, gecenin yarısından

Sokağın ortasına bak atılmış kadınlar.

 

“Saçı uzun aklı kıt” her zaman böyle denmiş

Oysa o fendi ile erkeğini hep yenmiş

Küçücük suç işlese, utanmış birden sinmiş

Adeta kelle gibi hep ütülmüş kadınlar.

 

Mutlak bir itaate o her zaman zorlanmış

Bazen gazaba gelmiş, içi yanmış korlanmış

Eşleri tarafından, gece gündüz horlanmış

Neredeyse cariyeyle bir tutulmuş kadınlar.

 

Oysa kadın dediğin bir erkeğin sılası

Çocuklarla birlikte hem süsü hem sılası

Çoğu zaman yuvada, olmuş evin kölesi

Köyde, kırsal kesimde, hep itilmiş kadınlar.

 

Her çileye katlanmış, daima dişin sıkmış

Öyle anlar olmuş ki yaşamaktan da bıkmış

 Annelik yönü değil, dişilik öne çıkmış

Sadece bir renk için, o bakılmış kadınlar.

 

O hayatı boyunca, haram lokma yutmamış

Ne vakit ki söz verse, eşin sözün tutmamış

 O daima kaybetmiş, hiçbir zaman utmamış

Kimle oyun oynasa, hep utulmuş kadınlar.

 

Kocası tarafından, silah ile taranmış

Oysa onlar eşini, sevgiyle sararmış

Sürüye koyun gibi hep katılmış kadınlar.

 

Bağrına taş bağlamış arşa çıkmış çilesi

Hayalleri suya düşmüş, hep boş kalmış filesi

Ayağın altı Cennet, elleri öpülesi

Sevgiyle bakma varken, kaş çatılmış kadınlar.

 

 

 

 

 

 

9.01.2020 (Leyla Gevrek)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

ZAMANIN BOŞ LİMANLARI

ALTMIŞ ÜZERİ YAŞLAR

KORONA VİRÜSÜ IŞIK OLSUN

KORONA NELERE KADİRSİN

“CORONA”DA ÇINGIRAKLARIN KEYFİ

KUŞ BEYİNLİLER

MÜLTECİLERİN DRAMI

KİM DEDİ?

ŞEHİTOĞLU ŞEHİTLER

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin