MAHALLEMİZİN (DELİLERİ) ULULARI.

İbrahim Alisinanoğlu

MAHALLEMİZİN (DELİLERİ) ULULARI.

Kafası Güccük Abdurrahman, Deli Şükrü, Hikmet Baba, Apo, Rambo, Balcan delisi, Deli Aamet, Deli (telsiz)Kemal, Deli Necati, Deli Doğan, Deli Happa, Kazım Baba, Deli Şiho, Deli Bekir, Deli Erdal(nizip),Deli Mustafa, Deli Bilal, Mesut, Deli Ahsan, Deli Kiraz, Deli Murat, Deli Essüm, Çolak Deli Davit, Deli Mamdeli Gaziantep’in sevdiği, saydığı, unutamadığı akıllarda kalan deli(!) tabir edilen tiplerdi.
Gaziantep'te bir zamanlar hemen hemen her semtin bir delisi vardı. Onlar mahallenin en renkli simalarıydı. Onların bazıları doğuştan, bazıları sonradan yaşadıkları olaylar neticesinde sıra dışı davranışlar sergileyen tiplerdi. Kılıkları, kıyafetleri, davranışları ile içi dışı belli, limitleri hafif zorlamış tiplerdi. Onlar normal insanlar gibi düşünmeyen, bakmayan, hassasiyetleri ve tepkileri farklı, içlerinden geldiği gibi yaşayanlardı. Aslında onlara göre asıl anormal olan bizdik. Onlar etraflarında olup bitenleri fark eden, konuşulanları anlayan, sorulan sorulara kendi dünyasından makul ve mantıklı cevap veren insanlardı. Tek farkları hayata kendi pencerelerinden bakıyor, kendi dünyalarının değerleri ile mukayese ediyorlardı. Pek çok insan mahallenin ulularını “normal” bir insanda olmayan bazı yetenek ve sezgilere sahip insanlar olarak görürlerdi.
Ulularımız çarşı pazar gezer, geçim derdi ve kaygısı asla duymazlardı. Karnını her daim esnaf, eşraf doyurur, üstünü başını alır, giydirir, kuşatır, özgürce orada burada koştururlardı. Onlar esnafın gerginliğini alırlar, insanları neşelendirirlerdi.
Onlar deli ile veli arasında kalmış, çizginin bir adım ötesine geçmiş, daima hoş görü gösterilmesi gereken birileri olarak bilinirdi. Onların içgüdüleri güçlü, ağızlarından çıkacak en ufak bir duanın veya bedduanın mutlaka yerine geleceğine inanılırdı. Anneler çocuklarını mahallenin delisiyle korkutmalarına rağmen, sanılanın aksine mahallenin en tehlikesiz kişileriydi. Mahallenin delisinin geçmişinde yaşadığı felaket, bahtsızlığı onun dokunulmazlığının referansı sayılırdı.
Dilekler yerine gelmesi için mahallenin delisine sorulur, alınan cevaba göre yorumlar yapılırdı.
Delinin beddua üzerine muhatabının başına gelmiş bir olay onun tekin olmadığının, korkulması gerektiğinin delili, delinin hayır duası ile bir güçlüğün altından kalkılan birinin anlattıkları onun kerameti sayılırdı.
Mahallenin delisi mahalleliye teslim edilmiş, kutsal bir emanet olarak görülür, ona zarar görmemesi için azami gayret gösterirlerdi. Garip olansa Gaziantep’te balcan çıktığında deliliklerin artacağı, ortaya dökülecekleri hususunda bir genel kanaat de vardı.
 

 

29.10.2020 (İbrahim Alisinanoğlu)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

KIRK AYAK !

Sütlü sahan gibi dizilmek!

NAYLON AYAKKABI

MOR SÜNBÜLLÜ BAĞLARIM!

FINDIKLI BAHÇESİ’NDEN, FINDIKLI TOROSA

İT GIRKMAK!

EŞEKLİK ETMEYECEĞİZ!

MAHKEMELİK OLAN MEYVE VE SEBZELER!

NEREDE YANLIŞ YAPIYORUZ?

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin