OSTEOPOROZDA BESLENME

Dyt. Hande Babanınoğlu

OSTEOPOROZDA BESLENME

Kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz, kelime olarak süngerimsi (gözenekli) kemik anlamına gelir. Kemiklerin içlerinde boşluklar oluşarak yoğunlukları azalır. Bu da kırılmaya ve çatlamaya yatkın hale gelmelerine neden olur. Osteoporoza bağlı kırık oluşumunun en yaygın görüldüğü kemikler ise el bilekleri, omurga ve kalçada bulunan kemiklerdir. Kemik erimesinin görülme sıklığı yaşla birlikte artar, aynı zamanda yapılan çalışmalar kadınlarda erkeklere göre 4 kez daha fazla osteoporoz gelişme riskinin olduğunu göstermektedir.

Bebeklik ve çocukluk dönemlerinde hızlı bir şekilde kemik yapımı söz konusudur. Adölesan dönemin sona erdiği 20’li yaşların sonlarına doğru ise kemik yapımı, kemik yıkımı ile aynı seviyelere gelir. Bu andan itibaren yaş ilerledikçe kemiklerde yıkımın geciktirilmesi açısından kalsiyum ve D vitamini alımına özen gösterilerek kemik kütlesi ve sağlığı korunmalıdır. Yaşın ilerlemesiyle birlikte kemik yıkımı hızlandığından bu durum dengesiz beslenme ile de birleştiğinde osteoporoz olarak da bilinen kemik erimesi tablosunu geliştirmeye başlar.

Osteoporoz için gösterilen önemli birçok risk faktörü ve neden vardır.Bazı risk faktörleri şunlardır:

• Yetersiz kalsiyum, fosfor ve D vitamini alımı

• İleri yaş

• Kadın olmak

• Genetik yatkınlık

• Erken menopoz (40 yaşından önce)

• Cinsiyet hormonlarındaki düşüklükler

• Tiroid hormonlarına ilişkin bozukluklar

  Küçük ve ince iskelet yapısına sahip olmak

• Vücut ağırlığının idealin altında olması

• Steroid içerikli ilaç kullanımı

• Sigara ve alkol kullanımı

• Hareketsiz yaşam tarzına sahip olmak

 

Osteoporozda Nasıl  Beslenilmeli?

-Diyetin çocukluk çağlarından itibaren C ve D vitamini bakımından yeterli olması, kalsiyumdan zengin besinlerin tüketilmesi, yeterli miktarda süt ürünü tüketmek sayılabilir. Kalsiyumun en iyi kaynağı süt ve süt ürünleridir. Yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, pekmez de kalsiyumdan zengin kaynaklardır. Bu besinlere ağırlık vermek osteoporoz riskinin azaltılması için isabetli olacaktır.

-Dört besin grubundaki besinler (süt ve süt ürünleri , et grubu, taze sebze ve meyveler, ekmek ve tahıl grubu) birlikte aynı öğünde bireyin gereksinmesine uygun miktarlarda tüketilmeli ve her defasın da grup içerisinden farklı besinler seçilerek, besin çeşitliliği sağlanmalıdır. Böylece, elzem besin öğelerinin sağlanmasının yanında besinlerin doğal bileşimlerinde bulunan ve bir çok kronik hastalığın oluşumunun önlenmesinde etkisinin olduğu düşünülen fitokimyasallar da vücuda alınmış olacaktır.

-Balık içermiş olduğu elzem yağ asitleri sayesinde, kemik sağlığını geliştirir. Haftada en az 2 kez balık tüketilmelidir.

-Kuru baklagillerden özellikle soyada bulunan östrojen benzeri maddelerin, osteoporoza karşı koruyucu etkileri vardır.

-İyi bir potasyum ve magnezyum kaynağı olan sebze ve meyvelerin tüketiminin kemik mineral yoğunluğunu koruyucu etkisi vardır.

-Kalsiyum ve D vitamini tüketimi arttırılmalıdır. Kalsiyumun yeterli alınması sadece kemik sağlığı için değil, vücuttaki diğer bazı fonksiyonların yerine getirilmesi açısından da önem taşır.

-Kemik mineralizasyonu için gerekli olan magnezyum, çinko, bakır, manganez gibi diğer mineraller ve K vitamini yeterli miktarlarda tüketilmelidir.Badem, fındık, fıstık gibi yağlı tohumlar, kurubaklagiller, yeşil yapraklı sebzeler ve tahıllar magnezyumun zengin kaynaklarıdır.

-Protein yeterli tüketilmelidir. Yüksek miktarda hayvansal kaynaklı protein tüketilmesinden kaçınılmalıdır.

-Aşırı kafein tüketiminden sakınılmalıdır. Çay, kahve ve kolalı içeceklerin kafein içeriği yüksektir. Bunların yerine süt, ayran, taze meyve suları gibi kafein içermeyen, besin öğesi içeriği yüksek içecekler tercih edilmelidir.

 

-Aşırı tuz ve şeker tüketilmemelidir.

-Düzenli fiziksel aktivite yapılmalıdır. Fiziksel aktivite gençlikte kemik kütlesini arttırır, yaşlılıkta ise kemik kaybını önler.

 

-Alkol tüketiminden uzak durulmalı, sigara içilmemelidir.

 

Sağlık dolu mutlu haftalar dilerim...

Soru ve görüşleriniz için instagram: @Dyt.handebabaninoglu sayfamı takip edebilirsiniz.

10.02.2020 (Dyt. Hande Babanınoğlu)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

İÇİMİZİ ISITAN BİTKİ ÇAYLARI VE FAYDALARI

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLENDİRİN

PROBİYOTİK NEDİR? FAYDALARI NELERDİR?

KABIZLIK (KONSTİPASYON) DURUMUNDA BESLENME NASIL OLMALI?

YEMEKLERİNİZİ BAHARATLARLA LEZZETLENDİRİN

Yılbaşında nasıl beslenmeliyiz?

POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE BESLENME

 SÜPER BESİN:NAR

GEBELİK DÖNEMİNDE BESLENME

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin