SAHRE(PİKNİK) SATICILARI

İbrahim Alisinanoğlu

SAHRE(PİKNİK) SATICILARI

Gaziantep’te sahre denilince; Kavaklık, Alleben, Batalhöyük, Pancarlı. Nurgana,Dutluk, Karpuz atan, Dülük, Burç ormanları, Erikçe Anteplinin ilk akla gelen sahre yerlerdi. Sahreye gidenlerin orada yiyip içmeleri, eğlenmeleri, oyunlar oynamaları dışında bir de sahre yerlerinin renkli simaları olan, satıcıları vardı.

Özellikle kavaklık ve Alleben’in sahre yeri olarak rağbet gördüğü yıllarda sahrecilerin hemen yanı başında baloncular, fırfırcılar, oyuncakcılar, gavurgacılar (patlamış mısırcılar), duzlucacılar (kaynamış nokut satcısı),

Kaynamış darıcılar, dondurmacılar, çerezciler, kahkeciler (simitçiler) ,horoz şekerciler, şurupcular, miyan şerbetçileri, elma şekerciler, pamuk şekerciler, somur somur bitmezciler, halka tatlıcılar ve naneli şekerciler en çok göze batanlardı. Bir de ata arabasına yükleyip getiren; mısırları, marulları, acir, salatalık, erik, karpuz, kavun satanlar vardı.

Sahre yerlerinin satıcıları mallarını pazarlarken bazen bağıra çağıra, bazen çocukların gözlerine soka soka satarlardı.

Bu satıcılar içinde özellikle Nane şekerci "sosyete mamet" vardı ki, kibar, tam bir beyefendi portresi çizerdi. Her daim kolalı kar beyaz gömleği, kırmızı papyonu, kılıç gibi ütülenmiş açık renk pantolonu, briyantinli taranmış saçları, pırıl pırıl boyalı ayakkabısı ile daima dikkati çeker, yaptığı işe bakınca kılık kıyafeti daima insanda şaşkınlıkla beraber saygı uyandırırdı.

"Sosyete mamet " insan sarrafı olmuştu. Hasır tepsi üstüne önceden elleriyle hazırladığı,dizdiği küçük külahtaki naneleri şekerleri maniler eşliğinde satarken, karşısındakinin ruh halini hemen tahlil eder, onun yaşına, cinsiyetine, tipine uygun maniler patlatırdı.

Sahre yerlerinin satıcıları genellikle sempatik, kılık kıyafetleri ile çocuklara hitap eden, ağızları bolca laf yapan, türkülerle, manilerle, haykırışları ile dikkat çeken kişilerdi. Genellikle satıcılar ürünlerini iterek yürüttükleri arabalarda sergiler, oyuncakları çocukların gözlerine dürtecek şekilde arabalarının sağına soluna asar, renkli gramofon kâğıtlarla, bayrak ve bezlerle süslerlerdi.

"Oyuncakçı… baloncuuu… Somur somur bitmezzzz!... Geldi !...sözünü duyan çocuklar satıcının etrafında hemen halka olur, sonra anne babalarının dalına yapışır, parayı koparmadan yakalarından düşmezlerdi. Alamayan çocuklar feryadı basar, kulakları tırmalayan zırlamalarla birlikte, sala sümük gözyaşları sel olur akar, anaların lastik terlikleri uşakların kıçında patlarken “Allah seni elimden almaya ”deyinceye kadar devam ederdi.

Sahre alanındaki seyyar satıcıların hemen hemen tamamı çocuklara hitap ederken, bir de sehpa üzerinde birkaç tavşanla niyet çektirip niyet okuyanlarla, fal bakan kadınlar olurdu.

Bunlar gençlerin umutlarını tazeler, niyet çeken, fal baktıklarına duymak istediklerini sıralarlardı. Bazen de davulcu ile zurnacı çalarak sahrecilerin yanına yaklaşır, iki çalar üç beş kuruş yolunu bulur,yevmiyelerini doğrultuyorlardı.

Sahre bir yaşam biçimi idi. Bu yaşam biçimi içinde sahreciler kadar onların sahredeki eğlenceli hayatlarını renklendiren bir unsur olarak satıcılarda ayrı bir güzellik katarlardı. Onlar hala akıllarımızda. Onlardan satın aldığımız şekerlerin tadı, çitlediğimiz çekirdekler, ardında koştuğumuz toplar,balonlar o günlerden unutamadıklarımız olarak hala hafızalarımızda yaşamakta.

Şimdi yaşadığımızın şu günlerde metropol şehirlerde milyonların arasında yaşayıp yalnızlaşan bireyler olarak,dün birlikte güldüğümüz, oyunlar oynadığımız, küçük şeylerden mutluluk duyup paylaştığımız o anları ve onun aktörlerini yıllar geçse de unutabileceğimizi sanmıyorum.

Yazan: Ibrahim Alisinanoğlu-Gaziantep Miş Miş

 

29.06.2020 (İbrahim Alisinanoğlu)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Daraba yağlamak!

YAZLIK SİNEMALI YILLAR

Atatürk Bulvarı,Kırkayak Kahvesi.

Koruk suyu, Terletme zamanı

Kültürümüzde baba , dede

1953 Yılında Gaziantep’te Spor

İnanması zor ama!

Gaziantep’te İlk türkü derleme çalışması

Gaziantep ŞARKULÜP

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin