SIĞAMAM BİR GÜNE

SIĞAMAM BİR GÜNE

Seksenli yılların meşhur parçasını hatırlarız hepimiz.

"Ah şu kadınların adı

Yüzde doksanı hep cadı

Evde, orda, şurda, burda

Ne olursa onlar haklı."

 

Sevilince şımarırlar

Bin bir sitem naz yaparlar.

Olur olmaza kızarlar

Ah şu kadınlar.

...................................

Neymiş arkadaş bu kadınlar.

Sanki kadın doğmak bizim suçumuz.

Sanki Yaradan doğumdan önceki hayatta; yani bedenlerimiz ruhlar alemindeyken bizlere sormuş da. "Bakın ruhlar aleminden farklı bir dünyaya yollayacağım.

Ama insan genelinin şeytana arkadaş olduğu aldatıcı sahte yaşantıların bulunduğu dünyaya gideceksiniz.

Tercih sizin; ister erkek olarak doğ, istersen kız çocuğu olarak doğ" diye bir hak verilmiş de biz kadınlar sanki tercihimizi “kız çocuğu olarak doğmak istiyoruz” şıkkına karar vermişiz gibi…Ve gelmişiz bu dünyaya.

Klasik laflarla özdeşleştirilmiş kadınlar

Saçın uzunsa aklın kıttır.

Boyun uzunsa aptal olursun

Sevgi görürsen hemen şımarırsın.

Hele birde güzelsen arkanda sapsız yumurtaya kulp takıp dillerinde düşürmezler.

"Ulaşamadığı ciğere mundar derler misali"

Yazılacak çok şey var ama bu defa dörtlüklere gidelim bakalım duygular kalemden nasıl dökülmüş neymiş bu kadınlar?

 

 

SATILMIŞ KADINLAR

Basit çiklette dahi, reklamlar da araç o

 

Sanki bir meta gibi, hep satılmış kadınlar

 

Kolundan tutularak, gecenin yarısından

 

Sokağın ortasına, bak atılmış kadınlar.

 

 

 

“Saçı uzun aklı kıt”, her zaman böyle denmiş

 

Oysa o sevgisiyle, erkeğini hep yenmiş

 

Küçücük suç işlese, utanmış birden sinmiş

 

Adeta kelle gibi, hep ütülmüş kadınlar.

 

 

 

Mutlak bir itaate, o her zaman zorlanmış

 

Bazen gazaba gelmiş, içi yanmış korlanmış

 

Eşleri tarafından, gece gündüz horlanmış

Nerdeyse cariyeyle bir tutulmuş kadınlar.

 

 

 

Oysa kadın dediğin, bir erkeğin sılası

 

Çocuklarla birlikte, hem süsü hem cilası

 

Çoğu zaman yuvada, olmuş evin kölesi

 

Köyde, kırsal kesimde, hep itilmiş kadınlar.

 

 

 

Her çileye katlanmış, daima dişin sıkmış

 

Öyle anlar olmuş ki, yaşamaktan da bıkmış

 

Annelik yönü değil, dişilik öne çıkmış

 

Sadece bir zevk için, o bakılmış kadınlar.

 

 

 

O hayatı boyunca, haram lokma yutmamış

 

Ne vakit ki söz verse, eşi sözün tutmamış

 

O daima kaybetmiş, hiçbir zaman utmamış

 

Kimle oyun oynasa, hep utulmuş kadınlar.

 

 

 

Kocası tarafından, silah ile taranmış

 

Oysa onlar eşini, sevgiyle sararmış

 

Bir zamanlar öyle ki, kadında ruh aranmış

 

Sürüye koyun gibi, hep katılmış kadınlar.

 

 

 

Bağrına taş bağlamış, arşa çıkmış çilesi

 

Hayalleri suya düşmüş, hep boş kalmış filesi

 

Ayağın altı cennet, elleri öpülesi

 

Sevgiyle bakma varken, kaş çatılmış kadınlar.

 

 

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ senede bir gün tabiri ile kutlanıyor. 

Her zaman her yerde söylüyorum ben kadın olarak bir güne sığamam. Çünkü ben anneyim, eşim, dostum, sevgiliyim, kız, kardeşim, ablayım, evladım…

Ben anayım Anadolu kadınıyım. Üç yüz altmış beş gün kadınım. Sığamam bir güne...

7.03.2019 (Leyla Gevrek)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

KONUŞANI DİNLEMEK

RUHUMDA İNCE SIZI

SOSYAL MEDYA NELERE KADİRSİN

MUHTARLIKLAR KALDIRILSIN

KENDİNİ NİMETTEN SAYANLAR

FATMA ŞAHİN VE SEÇİM ÇALIŞMALARI

YAŞAYAN TARİHLERİMİZ

EN İYİSİ BENİM

KADIN MUHTAR ADAYLARIMIZ

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin