“Vay be! Ne güzel günlerdi o günler!”

İbrahim Alisinanoğlu

“Vay be! Ne güzel günlerdi o günler!”

 

Önümüzdeki pazar Kurban Bayramının ilk günü. Dünü hatırladığımda bayram gelmiş mi? gelmemiş mi? cidden anlamakta güçlük çekiyorum.

 

Eskiden bayram denilince; bizim kuşağın aklına günler öncesinden evde, çarşıda, pazarda hareketliliğin başladığı, hazırlıkların yapıldığı, alışveriş yerlerinde mahşeri kalabalıkların oluştuğu günler gelirdi.

 

Bayram denilince, evde annelerimizin dip bucak temizlik yaptığı, sokağa girdiğinizde tatlıların, çöreklerin, böreklerin kokularının birbirine karıştığı, konu komşu yardımlaşmalarının zirveye çıktığı anlar gelir aklımıza.

 

Bayram denilince; anne, baba, çoluk çocuk çarşıya çıkıp üst başın alındığı, bayramlık elbiselerle, ayakkabılarla yatağa girip rüyalara daldığımız geceler gelir aklıma.

 

Bayram denilince; Kale altında, Karşıyaka’da, Cin deresinde, Çıksorut’ta, Keleş oğlu Mağarasının yanı başında, Düztepe’de ,şehrin pek çok yerinde kurulan kurban pazarları, hararetli başirelerinin yapıldığı anlar gelir aklımıza.

 

Kurban Bayramı denilince; satın aldıkları koyunları çeke çeke evlerine götürmeye çalışılanlar, davarını at arabasına, sepetli motorlara yüklemiş insanlar, koyun kokan sokaklar, koyun melemelerinin yükseldiği evler gelir aklıma.

 

Bayram denilince; eş dosta atılan tebrik kartları, bayramı birlikte geçirmek için uzaktan geleceklerin yolunu gözleyen analar gelir aklıma.

 

Bayram denilince renk renk şekerlemeler, çikolatalar, Tezel’in limon kolonyası, anamın mis gibi pişirdiği zerde, sütlaç ,top top nane,maydanoz gelir aklıma.

 

Bayram denilince; cemaatin hınca hınç doldurduğu camilerde kılınan bayram namazları, ardından birbiriyle kucaklaşan insanlar gelir aklıma

 

Bayram denilince; mezarlık bakımı, eş dost ziyaretleri, el öpmeler, tatlılar,ikramlar, verilen harçlıklar gülümseyen yüzler gelir aklıma.

 

Bayram denilince;sokaklarda kaflalar halinde koşuşturan çocukların çoşkulu halleri, bayram harçlıkları, çatapatlar, mantar tabancası sesleri, leblebi tozu, meybuz gelir aklıma.

 

Bayram denilince; kesilen kurban etlerinin eşe dosta, fakir fukaraya dağıtılması,onların mahcup ve mutlu yüzleri gelir aklıma.

 

Bayram denilince;bayram heyecanını iliklerine kadar hisseden, muhabbetle kucaklaşan , tatlı yiyip tatlı konuşan güzel insanlar gelir aklıma.

 

Ya şimdi… Dünü hatırladıkça göğsüm sıkışıyor, içim daralıyor birden.

 

Bayram olmasına rağmen çoğu kez kocaman şehirde yapayalnız geçirdiğimiz bayram günlerinin sessizliği ürkütüyor beni.

 

Şimdi bayram denilince vekaletle kurbanlık kesimleri, deniz, kum, güneş tatil geliyor akıllara.

 

Oysa;Kurban pazarına gitmemişsen,kurban ettiğin koyuna dokunmamışsan, onun kokusu üstüne sinmemişse, kurbanın kanı eline değmemişse, onun etinden bir tike yememişsen,bayram ziyaretlerine gitmemişsen, birleri kapını çalıp bayramını kutlamamışsa,bir fukarayı sevindirmemişsen, bir çocuğun başını okşamamışsan ney-nemeli öyle bayramı!

 

Bayram dediğiniz bayram gibi yaşanır. Biz şimdi Bayramları ruhsuz, heyecansız karşılıyor, öyle de yaşıyoruz. Çok değil, birkaç yıl sonra bayramların sadece adını duyacak, bayramların sanalını yaşayacağız galiba.

 

Tabi ona da bayram denirse eğer.

 

Bayramlar bir zamanlar hepimiz için mutluluğun paylaşıldığı önemli günlerdi.O yıllarda varlıklı değildik ama mutluluğumuzu paylaşmasını bilirdik. Ne zaman ben demeye, kendimizi yalnızlığa mahkûm etmeye başladık, bayramlarda anlamını yitirmeye başladı.

 

Bayramlar zihnimin hatırladığı en mutlu anlar.Lütfen bayramlarımızı birlikte kutlayalım. Geriye dönüp baktığımızda içinde eşimizin, dostumuzun, akrabamızın yer aldığı müşterek anlarınız olsun. Hatırladığımızda “Vay be! Ne güzel günlerdi o günler!” diyecek anılarınız olsun…Torunlarınıza bırakacak müşterek bir geçmişiniz olsun.

 

Yazan.İ.Alisinanoğlu

7.08.2019 (İbrahim Alisinanoğlu)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Bir çocuk oyunumuz Hakeke…

Mahmut Söylemez...

ŞU BİZİM ALMACI PAZARI

 Sakal !

UYKUMUZUN İÇİNE EDEN DENSİZLER !

Antep ağzında tepki sözleri.

Antep ağzında; Hışş!

İsa bıçağı göğe çekti! 

Hışhışı Hançer

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin