Kıdem tazminatı, çalışanların işten çıkışlarında büyük bir güvence sunuyor. Genellikle, bir yıl ve üzeri çalışma süresi gerektiren kıdem tazminatı hakkı, çoğunlukla işten çıkarma durumlarında geçerli olmakla birlikte, bazı özel durumlar da bulunmaktadır.
KENDİ RIZASIYLA İŞTEN AYRILANLAR İÇİN TAZMİNAT ŞARTLARI
Kendi isteğiyle işten ayrılan bir çalışanın kıdem tazminatı alabilmesi için bazı özel koşullar gerekiyor.
Çalışanların Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) bir yazı alıp almamaları gerektiği, kıdem tazminatı tavanının artışı nedeniyle yıl sonunu beklemenin faydalı olup olmadığı gibi konular gündemde.
SOSYAL GÜVENLİK MÜŞAVİRİ'NDEN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
Milliyet gazetesine konuşan bir Sosyal Güvenlik Müşaviri, 1475 sayılı İş Kanunu'na göre kıdem tazminatı hükümlerinin halen geçerli olduğunu ifade etti. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca işçinin, 25. maddeye göre ise işverenin fesih hakkında kıdem tazminatı alınabileceğini söyledi, emeklilik durumunun da kıdem tazminatı hakkını doğurduğunu ekledi.
KIDEM TAZMİNATINDA PRİM GÜNÜ DETAYI
Kıdem tazminatının şartları, çalışanın işe başladığı tarihe bağlı olarak farklılık gösteriyor. 8 Eylül 1999'dan önce işe başlayanlar, 3600 prim günü tamamlandığında, 1999 ile 2008 arasında işe başlayanlar ise 7000 prim gününü tamamlayarak veya kısmi emeklilik için gerekli 4500 prim gününü doldurarak kıdem tazminatı alabiliyorlar.
2008'den sonra işe başlayanlar, 7200 prim gününü doldurduklarında, emeklilik beklenmeksizin kıdem tazminatı hak kazanıyorlar.
SGK YAZISI GEREKLİ Mİ?
Kendi rızalarıyla işten ayrılanlar, prim günlerini tamamladıktan sonra, SGK'dan bir yazı almaksızın kıdem tazminatı talebinde bulunabilirler. İşveren sosyal güvenlik mevzuatına hakim ise, çalışan yaş koşulunu beklerken bile tazminatını alabilir. Ancak işveren isterse, SGK'dan alınacak bir yazı ile kıdem tazminatı ödenebilir.