Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Sevda Karaca, EMEP İzmir İl Örgütü ile birlikte Ege Serbest Bölge'de kurulu DIGEL Tekstil'de sendikalaştıkları için işten atılan ve 17 Ocak'tan bu yana direnişte olan TEKSİF üyesi işçileri ziyaret etti.
21 Bin Başpınar İşçisinin Selamını Getirdim
EMEP Milletvekili Sevda Karaca, Digel işçilerinin mücadelesini “Sizler gibi insanlık onuru için, işçinin haysiyeti için, çocuklarının ekmeği için, bu ülkenin geleceği için direnen 21 bin Başpınar işçisinin selamını getirdim” diyerek selamladı. Ege Serbest Bölge tabelasını işaret eden Karaca, “Orada serbest yazıyor. Ülkenin dört bir yanındaki işçiler ‘serbest’ yazan bu sömürü çarklarının kime serbest olduğunu gayet iyi biliyor. Uluslararası tekellere, onların yerli işbirlikçilerine sefalet ücreti dayatmasıyla işçilerin kanını, iliğini sömürmek; patronlara kadınları taciz etmek, işçilere hakaret etmek, onlara tuvalet molasını bile çok görmek serbest; işçinin canıyla oynamak serbest. Ama işçinin canını korumak, ekmeğini kazanmak, sefalet ücretine mahkum olmamak, geleceğini kurmak için örgütlenmesi ve sendikalaşması yasak öyle mi? Öyle değil. Bu serbest bölgelerde kurduğunuz patron derebeyliğine isyan eden Digel işçileri var, Hugo Boss işçileri var.” ifadelerini kullandı.
Artık Eski Türkiye'de Değiliz
Alman menşeli Digel patronunun kendi Almanya’da işçisine yapamayacağı uygulamaları Türkiye’deki işçileri reva gördüğünün altını çizen Karaca, “Soruyoruz, Türkiyeli işçinin canına okuma cüretini uluslararası sermayeye kim veriyor? Uluslararası sermayeye ‘Gelin, bizden ucuz, sebatkar, sabırlı işçi yok. İşçi haklarını sizin için sileriz’ diyen iktidar veriyor.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin grup toplantısında sermayedarlara dair “Milletin kaynaklarını kerameti kendinden menkul komprador burjuvazinin zenginleşmesi için değil, tüm kesimleriyle milletin huzuru, refahı, kalkınması için kullandık” sözlerine atıf yapan Karaca, “Erdoğan ‘Artık eski Türkiye'de değiliz. Yeni Türkiye'deyiz’ demiş. Eski Türkiye'de de siz komprador burjuvayla el ele işçinin canını yakıyordunuz. Kurduğunuz yeni Türkiye'de de yine el ele, işçinin canını yakıyorsunuz. Eğer gerçekten ‘sermayeyle göbek bağım yok, benim ülkemin yasaları, işçiyi ve halkı korur’ diyorsanız, anayasal hakları, iş ve sendikalar kanunu ayaklar altında çiğnenen Digel tekstil işçilerinin haklarını savunun. Çalışma Bakanlığına buradan sesleniyoruz: Anayasal hakkı çiğnenen Digel tekstil işçisinin mi yanında olacaksınız yoksa komprador burjuvazinin mi?
İşçilerin Kanununu Meclise Götüreceğiz
Emek Partisi’nin başlattığı “Barajsız sendika, yasaksız grev, güvenceli iş” kampanyasına değinen Karaca, “İş, ekmek ve özgürlük; işçi ve emekçilerin hakkıdır ve sendikayla, birleşik mücadeleyle mümkündür. Ülkenin her tarafından işçi kardeşlerimizin ekmek mücadelesini birleştirmek, sürekli patronların sırtını sıvazlayan o mecliste bir kere de işçinin sözü, bir kere de işçinin kanunu geçerli olsun diye başlattığımız kampanyanın sonunda ülkenin dört bir tarafından toplanan binlerce işçinin imzasını meclise götüreceğiz. Biliyoruz ki Digel işçisi kazanırsa Başpınar işçisi kazanır, Hugo Boss işçisi kazanır, TKIS Blinds işçisi kazanır. Birleşe birleşe kazanacağız” diyerek sözlerini tamamladı.