ABD Merkez Bankası'nın (Fed) Eylül toplantısında faiz indirimlerine başlaması öngörülüyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) ise yıl sonu veya 2025 başında faiz indirimine gitmesi gündemde.
Enflasyonun düşüşü göz önüne alındığında, bu adımların döviz kuru ve fiyatlar üzerinde etkili olabileceği ve konut ile araba fiyatlarının artıp artmayacağı tartışıldı.
CNBC-e’den Emre Eser’in haberine göre, uzmanlar, düşük kredilerin etkisiyle ev ve otomobil piyasalarında fiyat artışlarının gerçekleştiğini, ancak piyasada şu anda bir durgunluk olduğunu belirtti.
İktisatçı Mahfi Eğilmez, TCMB'nin faiz politikalarını tahmin etmenin zor olduğunu belirtirken, "Bizim faizler döviz faizi gibi işlem görüyor artık o nedenle onu yavaş yavaş kontrol etmek için faizi indirmeli. Eğer bu şekilde yavaş indirirse, yani yavaştan kastım ikişer puan her seferinde iki puan gibi böyle bir durumda çok büyük bir değişiklik olmaz piyasada," diye ekledi.
Eğilmez, faizlerin piyasayı düzenlemede tek başına yeterli olmadığını da vurgulayarak, "Tabi öteden beri söylediğimiz bir şey var. Faiz tek başına hiçbir zaman piyasayı düzenlemekte yeterli bir araç değil. Yanında mutlaka Türkiye’nin eksik olduğu yapısal reformların yapılması lazım. Türkiye riskli bir ülke bu risklerin düşürülmez lazım ki buradan sonuç alınsın," ifadelerini kullandı.
TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat, "Talep patlaması olmaz," dedi. Murat, Türkiye'de yüksek reel faizlerin sürdüğünü belirtirken, faizlerin hızlı bir şekilde düşmeyeceğini ve bu sürecin uzun süreceğini ifade etti.
Murat, "Şu an Türkiye’de yüksek bir reel faiz var. Mevduatlar hala cazip. Merkez bankası faizleri öyle hızlı indirmeyecek. Bu uzun zamana yayılacak. Yani otomotiv ve gayrimenkul için şaşalı günler birden gelmeyecek. Türk halkının kredi faizleri yüzde 1’in altına inmeden hiçbir ürüne hücum etmeyeceğini," söyledi ve ekledi:
"Bu süreçte sadece ihtiyaç için krediler kullanılacaktır. Talep patlaması olmaz. Zaten fiyatlar da çok düşmedi."