Türkiye, ekonomik anlamda önemli bir eşikten geçiyor. İç ve dış faktörlerin etkisiyle şekillenen ekonomik dengeler, zaman zaman farklı kesimler tarafından tartışmalara konu edilse de bugün hepimizin ortak paydası milli ekonomimize sahip çıkmak olmalıdır. Son dönemde yaşanan boykot çağrıları, toplumumuzda bir bölünmeye yol açmak yerine tam tersine daha büyük bir dayanışmayı doğurdu. Esnafından sanayicisine, işçisinden memuruna kadar herkes el ele vererek Türkiye’nin ekonomik gücüne güç katmaya kararlı olduğunu gösterdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çağrısına halkımızın büyük bir kısmının yanıt vermemesi, aslında çok daha büyük bir gerçeği gözler önüne serdi. Millet, ekonomi üzerinden oynanan oyunları görüyor ve kendi öz sermayesine, üreticisine ve ticaret erbabına sırt çevirmeyi reddediyor. Gün, siyasi polemiklerden sıyrılıp milli üretimi, yerli sanayiyi ve esnafı destekleme günüdür. Çünkü küçük esnaf, bu ülkenin ekonomik damarlarından biridir ve o damarın tıkanması demek, üretimin durması, istihdamın azalması, sosyal refahın sarsılması demektir.

Özellikle Gaziantep gibi üretim ve ticaretin merkezi olan şehirlerimiz, Türkiye ekonomisinin can damarlarıdır. Gaziantepimizin sanayicisi, çiftçisi, baklavacısı, baharatçısı, tekstilcisi ve daha birçok sektördeki emekçisi, sadece bölgesine değil, ülkenin tamamına değer katmaktadır. Gaziantep’in ekonomideki yeri sadece rakamlarla ölçülemez; burası aynı zamanda kültürel mirası, üretim azmi ve girişimcilik ruhuyla Türkiye’ye örnek olan bir şehirdir. Böyle bir şehirde boykot gibi ekonomiyi daraltacak, esnafı zor durumda bırakacak çağrılar karşılık bulamaz. Çünkü Gaziantepli üretir, alın teriyle kazanır, kazandırır.

Bizler bu süreçte daha çok üretmek, daha fazla çalışmak ve ekonomimize sahip çıkmak zorundayız. Küresel ekonomik dalgalanmalara karşı güçlü kalabilmenin yolu, iç piyasadaki dayanışmayı artırmaktan geçer. Yerli üretime destek vermek, esnaftan alışveriş yapmak, milli markalara sahip çıkmak artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bu bilinçle hareket ettiğimiz sürece, hiçbir ekonomik oyun bizi yıldıramaz.