Suriye’de yıllar süren savaşın ardından özgürlük umutlarının yeniden yeşermesi, hepimizin kalbine bir nebze olsun huzur getirdi. Suriyeli kardeşlerimiz, yıllardır Türkiye’nin farklı şehirlerinde, özellikle Gaziantep gibi sınır bölgelerinde misafir edilmekteydi. Gaziantep, tarihinden gelen dayanışma ruhuyla Suriyelilere kucak açtı ve büyük bir misafirperverlik örneği sergiledi. Şimdi ise ülkelerine dönüş yolculuğuna çıkıyorlar. Bu dönüş, hem onlar için yeni bir başlangıç hem de Suriye’nin yeniden inşa sürecinde önemli bir adım.
Gaziantep, tarih boyunca kendi gücüne dayanan bir şehir olmuştur. Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği kahramanlık, adını tarihe altın harflerle yazdırmıştır. O günlerde zorluklara rağmen dimdik duran bu şehir, bugün de aynı dayanışma ruhuyla hareket ediyor. Suriyelilerle birlikte yaşanan bu süreçte, gerek sosyal gerek ekonomik zorluklarla karşılaşılsa da Gaziantep her zaman çözüm odaklı bir duruş sergiledi.
Bugün bazıları, Suriyelilerin dönüşünün Gaziantep sanayisini ve iş gücünü olumsuz etkileyebileceğinden endişe duyabilir. Ancak bu endişelerin yersiz olduğunu belirtmek gerekir. Gaziantep, sanayi alanındaki başarısını sadece dış işgücüne değil, kendi insanının azmine, girişimci ruhuna ve üretkenliğine borçludur. Geçmişte de zorlukları kendi bileğinin gücüyle aşmış olan bu şehir, gelecekte de aynısını yapacaktır.
Gaziantep, misafirperverliğiyle ne kadar güçlü olduğunu zaten kanıtladı. Bugün, Suriyeli kardeşlerimizin yolculuklarına içten bir “yolunuz açık olsun” diyerek uğurlamak, onlara duyduğumuz saygının ve yıllardır gösterdiğimiz dayanışmanın bir nişanesidir.
Sanayimiz, ekonomimiz ve toplumsal yapımız, her zaman olduğu gibi sağlam temeller üzerinde duruyor. Çünkü Gaziantep, sadece bir şehir değil, bir ruhtur; tarihine, kültürüne ve halkına güvenen bir yapıdır. Suriyelilerin dönüşü bu yapıyı asla sarsamaz. Tam tersine, bize olan güvenimizi pekiştirir.